Özel Arama

PHOTOGRAPY

27/12/2008 - NELER YAPIP- NELER YAPMAMALIYIZ

Kategori: SAGLIK

İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ ONKOLOJİ ENSTİTÜSÜ BAŞKANI PROF DR .ERKAN TOPUZ
TARAFINDAN DİLE GETİRİLEN YAPILACAK VE YAPILMAYACAKLAR LİSTESİ :


1. GÜNDE EN AZ 6-7 SAAT KARANLIK ODADA UYUMAK GEREKİR.

2. HAFTADA EN AZ 6 GÜN ERKEN YAT ERKEN KALK

3. ELEKTRONİK ARAÇLARDAN UZAK DUR KULANMADIĞINIZ ZAMAN AÇIK VE YANINIZDA TUTMAYINIZ.

4. BİLGİSAYARINI AÇIK TUTMA

5. TELEFONDA KISA KONUŞ

6. CEP TELEFONU İLE KONUŞMAN 30 SANİYEYİ GEÇMESİN

7. ŞAMPUANLAR VE DUŞ JELLERİ KANSEROJEN. VÜCUDUNUZU SABUNLA TEMİZLEYİN VE BOL BOL DURULANIN

8. ZAMAN ZAMAN YALIN AYAK TOPRAKTA YÜRÜYÜN

9. GİYDİĞİNİZ TERLİĞİN LASTİK- PLASTİK OLMAMASINA DİKKAT EDİN

10. GECE UYURKEN ODADAKİ TELEVİZYONU BİLGİSAYARI VS FİŞTEN ÇEKİN VEYA ANA DÜĞMESİNDEN KAPATIN

11. CEP TELEFONUNUZU GECE UYURKEN YATTIGINIZ ODADA BULUNDURMAYIN

12.
HAFTADA 4 KEZ BALIK YE VE BALIK ÇORBASI İÇ BALIĞIN KILÇIĞI KANSER ÖNLEYİCİDİR. MÜMKÜNSE BALIĞI KILÇIĞI İLE YE

13. ZERDAÇAL (KÖRİ) Yİ BOL BOL KULLAN SALATALARINA EK, ÇORBANA KÖFTENE KOY VS

14. GÜNDE İKİ BARDAK DOMATES SUYU İÇ

15. KEPEK EKMEĞİ VE EKMEĞİN KABUĞUNU YE BELEDİYE EKMEĞİ GENÇLER İÇİN İYİ

16. TUZ KULANMAK İSTİYORSAN KAYA TUZU KULLAN

17. ZEYTİNYAĞI FAYDALI SABAH KAHVALTISINDA BİR ÇORBA KAŞIĞI ZEYTİNYAĞININ İÇİNE KEKİK, NANE, KÖRİ, KOYUP YE

18. ESMER PİRİNÇ TÜKET

19. ZEYTİN ÇOK YARARLI BOL BOL TÜKET

20. YAĞSIZ PEYNİR VE KEÇİ PEYNİRİ YE

21. HAFTADA EN ÇOK İKİ KEZ KIRMIZI ET YE

22. ÇAY ÖNERİSİ-YEŞİL ÇAY+BÖĞÜRTLEN+ISIRGAN+LİMON KABUĞU NU KARIŞTIR KAYNAT GÜNDE İKİ KUPA İÇ DİKKAT BUNU İLAÇ ALMAYAN İNSANLAR İÇEBİLİR

23. EĞER HİÇ BİR İLAÇ İÇMİYORSANIZ VEYA İLAÇTAN 6 SAAT SONRA BİR SU BARDAĞI GREYFURT SUYU İÇİN

24. BİTKİSEL OTLARI ALIRKEN İNTERNETTEN ALIŞVERİŞ YAPMAYIN-TARIM BAKANLIĞI ONAYI OLANLARI ECZANELERDEN ALIN

25. SENTETİK YASTIK YORGAN KULLANMAYIN PAMUIK YORGAN YASTIK DAHA SAĞLIKLI

26.
ÖZELLİKLE BEYAZ İÇ ÇAMAŞIRLARINIZI KAYNATMADAN GİYMEYİN ÇÜNKÜ BEYAZLATICI MADDE KANSEROJEN BİR MADDEDİR

27. MUTFAKTA TEFLON BULUNDURMAYIN CAM-ÇELİK-PORSELEN KAPLARDA PİŞİRİN

28. SENTETİK MALZEME İÇEREN HALI KULANMAYIN

29. AYAKKABI İLE EVDE DOLAŞMAYIN

30. ORGANIK ÜRÜNLER TÜKETİN EN AZINDA SEBZE MEYVEYİ MEVSİMİNDE TÜKETİN

31. FASTFOOD KANSEROJENDİR

32. ACI BİBER KANSERE ÇAREDİR

33. HAFTADA EN AZ BİR KÖY YUMURTASI TÜKETİN VE ÖZELLİKLEDE BEYAZINI DAHA ÇOK TÜKETİN

34. ELMA SİRKESİ MERTABOLİZMAYI HIZLANDIRIR GÜNDE BİR TATLI KAŞIĞI İÇİN
( kadınlarda kemik erimesine sebep oluyor. dikkat edin)

35. HER SABAH AÇ KARINA BARDAK ILIK SU TÜKETİN

36. KURU ERİK, BÖĞÜRTLEN, ÇİLEK TÜKETİN

37. HAVUZLARDA KULLANILAN KLOR KANSEROJENDİR EĞER GİRERSENİZ DE HEMEN DUŞ ALIN

38.
İÇME SUYU-İSTANBULDA ŞU ANDA BELEDİYENİN SUYU İÇİLEBİLİR EĞER SATIN ALIYORSANIZ 3 AYDA BİR MARKASINI DEĞİŞTİRİN

39. KIZARTMA YEMEYİN HAŞLAMA BUĞULAMA YENMELİDİR

40. MİKRO DALGADA FAZLA ISITMA

41. YANMIŞ YİYECEKLER KANSEROJENDİR

42. DİŞ FIRÇALARKEN KURU FIRÇAYA MACUNU KOY FIRÇALA SONRA DURULA

43. KURU TEMİZLEME KANSEROJENDİR

44. DOMATES ORGANİKSE VEYA MEVSİMİNDE KANSER ÖNLEYİCİDİR

45. ELMAYI KABUĞU İLE YE

46. SEBZEYİ MEYVEYİ ÖNCE ELMA SİRKELİ SUDA 20 DAKİKA BEKLET SONRA DURULA YE VEYA KULLAN

47. BROKOLİ, KARNIBAHAR, ISPANAK, LAHANA. KIRMIZI TURP, KARA TURP, HAVUÇ, MAYDANOZ, REZENE, TERE TÜKET

48. EN YEŞİL, EN KIRMIZI, EN SARI OLAN YİYECEKLERİ YE

49. YEŞİL ÇAYI GÜNDÜZ TÜKET

50. KARA ÜZÜM, KARADUT, BÖGÜRTLEN ŞURUBU, ANANAS TÜKET

51.
ÇİN ÜRETİMİ HİÇ BİR ŞEY KULLANMA ŞU ANDA MADE İN CHİNA YERİNE PRC (PEOPLE REPUBLİC OF CHİNA) YAZIYORLAR DİKKATLI OL.

52. SÜT YERİNE AYRAN VE YOĞURT TÜKET ÇÜNKÜ SÜTE HAYVANIN GÜBRELİ YEDİĞİ OTLARIN KALINTILARI KARIŞABİLİYOR

53. FINDIK, FISTIK, CEVİZ KABUKLU AL KIR ÖYLE GÜNLÜK BİRAZ TÜKET

54. MEVSİMİNDE ÇEKİRDEKLİ KARPUZ ÇOK FAYDALI


55. ŞARABA BÖCEK İLACI KARIŞIYOR O NEDENLE KANSEROJEN, BİRA KOLON KANSERİNİ ARTIRIYOR, BUNLAR YERİNE KARA ÜZÜM YE

56. MEYVE SUYU YERİNE TAZE MEYVE TÜKET MEYVE SUYU ŞİŞMANLATIYOR

57. HAREKETLİ HAYATI TERCİH ET

58. OKSİJENLİ ORTAMDA GÜNDE EN AZ YARIM SAAT 45 DAKİKA YÜRÜ

59. SİGARA İÇİYORSANIZ YÜZDE 85 VEYA 90 AKCİGER KANSERİ OLACAKSINIZ VE KALP KRİZİ GEÇİRECEKSİNİZ DEMEKTİR..
SIGARAYI BIRAKINCA VÜCÜT 10 YILDA YENİLENEBİLİYOR. HEMEN SİGARAYI BIRAKIN. BIRAKINCA KIRMIZI OLAN ÜRÜNLERİ TÜKETİN MEYAN KÖKÜ VE KARA MEŞENİN KABUĞUNU EZİP TOZ OLARAK ALIN BU VÜCÜDUN DAHA KOLAY TEMİZLENMESİNİ SAĞLIYOR . 2015 YILINDA 9 MİLYON KİŞİ AKCİĞER KANSERİ OLACAK. YİRMİ SANİYEDE BİR KİŞİ AKCİĞER KANSERİ OLUYOR.

60. AKCİGER KANSERİ BELİRTİLERİ OMUZ AĞRILARI, YÜKSEK ATEŞ, ÖKSÜRÜK VE KANLI BALGAMDAN ANLAŞILIR.

61. STRESTEN UZAK DURUN KANSERİ TETİKLİYOR: YOĞA, MEDİTASYON, NAMAZ STRESE IYI GELİYOR

62.
TANRIYA INAN, DOKTORA INAN, AİLE SEVGİSİNE BAĞLILIK GÖSTER Kİ STRESİN ETKİLERİNİ MEN ET

63. ÜZÜM ÇEKİRDEĞİ VE KETEN TOHUMU GÜNDE BİR TATLI KAŞIĞI TÜKET

64. GÜNDE BİR SU BARDAĞI AKŞAMLARI KEFİR TÜKET GÜNDE BİR KEZ BÜYÜK APDESTE ÇIKILMASI GEREKİR EĞER OLMUYORSA İLERDE KOLON KANSERİ OLMA OLASILIĞI YÜKSEKTİR. BUNA DİKKAT ET

65. MENAPOZDAKİ KADINLARIN VÜCUDUNDA ÖDEM OLUR BUNU ATMAK İÇİN KİRAZIN SAPI+MISIR PÜSKÜLÜ+MAYDONEZ SAPI KÖKÜ+DEFNE YAPRAĞINI 5 DAKİKA SICAK SUDA BEKLET İÇ GÜNDE EN ÇOK İKİ KUPA OLARAK BU BİRİKEN ÖDEMİ ATIYOR

66. BEYAZ UN BEYAZ ŞEKER VE TUZDAN UZAK DUR

67.HALSİZ HİSSEDİYORSANIZ GÜNDE BİRER ADET B VE C VİTAMİNİ AL

68.
KANSER HASTALARI DOKTORUNA DANIŞMADAN HİÇ BİR BİTKİSEL OT KULLANMAMALIDIR. İLAÇ İÇİYORSA ASLA OT KULANMAMALIDIR.

69. BÜTÜN PETROL ÜRÜNLERİ KANSEROJEN. ŞEYTANIN DIŞKISI OLARAKADLANDIRILIYOR. KULANDIĞINIZ HER ŞEYİN PETROL ÜRÜNÜNDEN YAPILIP YAPILMADIĞINI SORGULAYIN
 



yok YorumYorum yaz!Bağlantı

7/10/2008 - MEĞER İNSAN VÜCUDU NEYMİŞ

Kategori: SAGLIK

Meğer İnsan Vücudu Neymiş


* Vücudumuzda bulunan yağla 7 iri sabun kalıbı yapabiliriz.
*O kadar çok karbon taşırız ki bunları bîr araya toplayıp kullanmak mümkün olsa; 9000 adet kurşun kalem yapabiliriz.2200 kibrite yetecek kadar fosforumuz, 250 gramdan fazla sürfürümüz, bir kaşık dolusu muz mağnezyummuş, 5 cm boyunda bir çivi yapacak kadar demirimiz vardır.

*Vücudumuzda 25 milyar oksijen alıcı kırmızı kan yuvarlakları bulunmaktadır. Bunları bir yüzey üzerine yayacak olursak 2570 metre karelik bir alanı kaplar.

*Bebekken 270'den fazla kemiğimiz varken, büyüdükçe bunların bazısı birbiriyle kaynaşarak sonunda sadece 206 kemikle kalırız.

*Kalbimiz normal olarak dakikada 70-72 kere atar. Bu atışa göre, 70 yaşındaki insanın kalbi 2500 milyon kere atmış ve bu süre içindede 167561600000 kilo kan, damarlarımıza pompalamıştır

*Normal bir vücut ısısı ile, insanın dayanabileceği en sıcak suyun ısısı 110°Cdir.

*Normal bir insan vücudunda bulunan elektrik, 25 Wattlık bir lambayı dakikalarca yakabilir.
*Esmerlerde 120 bin, sarışınlarda ise 140 bin adet saç teli vardır. Her geçen gün başımızdan 25.000 arasında saç teli kopar ve yerine yine aynı sayıda yenileri çıkar.

*Tek bir dakika içerisinde 1025 cm küplük havayı içimize çeker, 4 kilograma yakın kanı vücudumuz içinde devrederiz.

*Yapılan araştırmalara göre 6 dakika su altında kalabilir, 20 dakika nefesimizi tutabilir, sıfırın altında 103 derecelik bir soğuğa karşı koyabiliriz. 30 gün aç 110 saat da uykusuzluğa dayanabiliriz.
*Tırnaklarımız bir yılda 3,75 metre kadar uzar.

*İnsan doğduktan bir kaç gün sonraya kadar, hiç birşey duymayacak kadar sağırdır.

 

yok YorumYorum yaz!Bağlantı

22/5/2008 - ALERJI

Kategori: SAGLIK

Alerji

Vikipedi, özgür ansiklopedi

Git ve: kullan, ara
SEM'de çeşitli polenlerin görünüşü. Polenler en bilinen alerjenlerdendir.
SEM'de çeşitli polenlerin görünüşü. Polenler en bilinen alerjenlerdendir.

Alerji, vücudun, aslında zararlı olmayan bazı maddelerden veya hava şartlarından etkilenmesi ya da psikolojik etkenler sonucu bazı maddelere aşırı reaksiyon göstermesidir.

Normalde vücudu koruyan bağışıklık sistemi, bazı insanlarda zararlı olmayan birtakım maddelere karşı da aşırı yanıt verir. Bu reaksiyonlara "aşırı duyarlılık" ya da "alerji" adı verilir. Alerjik reaksiyona yol açan antijene de "alerjen" denir. Alerjik reaksiyonlar tek tip değildir, birçok yolla ortaya çıkarlar, vücudun değişik bölümlerinde meydana gelebilirler ve çeşitli şiddette olabilirler.

Toz akarı.
Toz akarı.

Alerji belirtileri kaşıntı, kurdeşen ya da astım, alerjik rinit (saman nezlesi) belirtileri, hapşırma, burun akıntısı, burun ve genizde kaşıntı, burun tıkanıklığı ve geniz akıntısı olarak görülebilir. Kişi, eğer bazı maddelerle temasından dolayı alerji oluyorsa, o maddenin uzaklaştırılması ile sorun çözümlenmiş olur.

İmmün (bağışıklık) sistem, yabancı maddelerle karşılaştığında onları tanımayı ve belleğine almayı öğrenir. Ardından yabancı maddelere (antijenlere) karşı antikorlar üreterek yanıtını hazırlar. Organizmada ne zaman aynı antijen görülse hatırlama özelliği nedeniyle daha önceden hazırlanmış yanıt başlar. Bu nedenle örneğin, saman nezlesi olan bir kişi her yıl polenlerle karşılaşınca immun sistemdeki bu özellik sebebiyle hemen reaksiyon gösterir.

Alerji çeşitleri [değiştir]

Genel alerjikler [değiştir]

yok YorumYorum yaz!Bağlantı

21/5/2008 - OBEZİTE

Kategori: SAGLIK

ŞİŞMANLIK (OBEZİTE)

Prof. Dr. Metin Özata
Endokrinoloji, Diabet ve Beslenme Uzmanı
Ahmet Mithat Efendi Cad. 10/3
Kalamış - İstanbul
Tel: 0 216 3486519
Fax: 0 216 3306902
Web: Buraya tıklayınız

GENEL BİLGİ

Vücut yağ oranın artmasına şişmanlık diyoruz. Şişmanlığın tıp bilimindeki ismi ise OBEZİTE’dir. Vücut yağı normal erkeklerde ağırlığın %15-18’ini, kadınlarda %20-25’ini oluşturur. Erkeklerde bu oran %25’i, kadınlarda ise %35’i geçerse şişmanlık oluşur. Çocuklarda ise boy-kilo cetveline göre 95 persentilin üzerine çıkması durumunda şişmanlıktan bahsedilir.

TOPLUMDA GÖRÜLME SIKLIĞI

Dünya Sağlık Örgütü 1997 yılında şişmanlığın küresel bir epidemi halini aldığını ve mutlaka tedavi edilmesi gereken kronik bir hastalık olduğunu ilan etmiştir. Sıklılığı da giderek artmaktadır.
Şişmanlık ateroskleroz veya damar sertliği, hipertansiyon, şeker hastalığı, kalp hastalığı , kan yağlarında yükseklik ve birçok yandaş hastalığın ortaya çıkmasına neden olması nedeniyle büyük önem arz eder. Kilo vermekle bu hastalıkların azalması veya düzelmesi sağlandığı için şişmanlık mutlaka tedavi edilmesi gereken bir hastalıktır.
Şişmanlık oranı İngiltere’de son 10 yılda %8 ‘den %17’ye; A.B.D’de %33’e çıkmıştır.

TÜRKİYE’DE HER 3 KADINDAN BİRİ VE HER 5 ERKEKTEN BİRİ ŞİŞMANDIR

Türkiye’de şişmanlık son 10 yılda kadınlarda %65 oranında, erkeklerde ise %30 oranında artış gösterdiği saptanmıştır. Yeni yapılan bir çalışmada bölgelere göre şişmanlık en fazla İç Anadolu’da (yüzde 25 ), en az ise Doğu Anadolu’da (yüzde 17.2 ) saptanmıştır. Her 2 ev kadınından 1'inin şişman ve kadınların şişmanlığının tamamına yakınının da hastalık getiren ''elma'' tipinde olduğu ortaya konmuştur. Türkiye'de her 3 kadın ve her 5 erkekten 1'inin şişman olduğu saptanmıştır.
Almanya’da yaşayan Türklerde 1997 yılında Giessen şehrinde yapılan bir araştırmada erkeklerde %21.4, kadınlarda ise % 47.6 oranında bulunmuştur. Bu oldukça yüksek bir orandır.
Şişmanlığın giderek artmasının nedeni fizik aktivitenin azalması veya hareketsizliğin giderek artmasına, BESLENME ALIŞKANLIKLARINDAKİ DEĞİŞMEYE, lezzetli ve yağ içeriği yüksek gıdalarla beslenmeye ve fast food türü gıdalarla beslenmenin artmasına bağlanmaktadır.

ŞİŞMANLIK KİMLERDE DAHA SIK GÖRÜLÜR?

Endüstrileşmiş, gelişmiş ülkelerde daha sıktır.
Şehirlerde köylere göre daha sıktır.
Kadınlarda erkeklere göre daha sık görülür.
Kısa ve orta boylularda daha sık görülür.
Yaş arttıkça şişmanlık artar.

HANGİ DURUMLAR ŞİŞMANLIĞA NEDEN OLUR?

Fizik aktivite azlığı, hareketsizlik.
Beslenme alışkanlıkları yada yağlı yiyeceklerle baslenme, aşırı yemek yeme.
Yaş ile birlikte artma
Kadınlarda erkeklere göre daha sık (doğumda alınan kilolar)
Doğum sayısı arttıkça artar
Evlilik sonrası
Sigara bırakanlarda
Alkol alanlarda şişmanlık daha fazla görülür.

ŞİŞMANLIĞIN BAŞLICA NEDENİ HAREKETSİZLİK VE FAZLA BESLENMEKTİR

Harcadığınızdan fazla kalori alınması durumunda alınan fazla enerji vücutta yağ olarak depolanarak şişmanlığa neden olur.
Şişmanlığın oluşumunda genetik ve çevresel faktörlerin ve psikolojik durumun önemli etkisi vardır.

Şişmanlığa neden olan durumları şu şekilde sıralayabiliriz:

1. Alınan bazı ilaçlar ve hormonlar: Kortizon kullanımı veya psikiyatride kullanılan bazı ilaçlar
2. Beslenme alışkanlıkları:Sık yemek yeme, aşırı yeme, yağlı yemek yeme ve ihtiyaçtan fazla kalori almak
3. Hormon hastalıkları:
   a) Cushing sendromu denilen böbrek üstü bezinin fazla çalışması hastalığı
   b) Hipotiroidi (Tiroid bezinin az çalışması)
   c) Polikistik over sendromu ( Kadınlarda yumurtalıkta kist olması)
   d) Büyüme hormonu yetmezliği
   e) Hipogonadizm denilen seks hormon azlığı
4. Sosyoekonomik ve psikolojik faktörler
5. Genetik faktörler
6. Hareketsiz yaşam

ŞİŞMANLIKTA KALITIMIN-GENETİĞİN ROLÜ

Yapılan çalışmalar şişmanlık oluşumunda kalıtım veya genetik faktörlerin % 25-40 oranında rol oynadığını göstermiştir.
Şişman kişilerin çocuklarında şişmanlık görülmesi 2-3 kat daha fazladır. Anne ve babanın her ikisinin şişman olması durumunda çocuklarının %80’ ninde erişkin yaşta şişmanlık gelişir. Anne veya babadan biri şişman ise çocuklarda %40, her ikisi normal kilolu ise %10 oranında şişmanlık gelişme riski vardır.
Çocukluk çağında (3-10 yaş arası) aşırı kilolu olan çocukların %50 ‘sinde erişkin dönemde aşırı kilolu olma riski vardır.
Şişmanlığın genetik nedenleri uzun yıllardan beri araştırılmaktadır. Toplumda sık görülen şişmanlığı ortaya çıkaran birçok genetik bozukluk vardır. Tek bir gen değil birçok gen bozukluğu şişmanlık nedenidir. Fransa ve Almanya da şişman ailelerde yapılan çalışmalarda 10 numaralı kromozomdaki belirli bir alanın şişmanlıktan sorumlu olduğu ortaya çıkarılmıştır. Bu alandaki genlerin incelenmesi ile şişmanlığa neden olan genler daha iyi ortaya çıkarılabilecektir. Bunun yanında tek gen bozukluğuna bağlı şişmanlıklar da vardır. Ancak bunlar toplumda nadir görülürler.

TÜRK ŞİŞMANLARDA SAPTADIĞIMIZ GENETİK BOZUKLUKLAR

1997 yılından bu yana yaptığımız meleküler genetik çalışmalarda Türk obezlerin % 4’ünde Melanokortin 4 Reseptör Gen bozukluğu saptadık. Ayrıca bir ailede dünyada ilk kez leptin gen bozukluğu bulduk. Leptin gen bozukluğu saptadığımız şişman hastalar leptin hormonu ile tedavi edildiler ve normal kilolarına döndüler. Bu çalışmamız dünyada büyük yankı uyandırdı.

ŞİŞMANLIĞIN NEDEN OLDUĞU HASTALIKLAR

Hipertansiyon-Tansiyon yüksekliği
Diabetes Mellitus-Şeker hastalığı
Kalp hastalıkları
Safra kesesi taşı
Karaciğer yağlanması
Artroz
Reflü özofajit
Gut-Ürik asit artışı
Kanser sıklığında artış (Kadınlarda meme, rahim ve safra kesei kanseri, erkeklerde kolon-kalın barsak ve prostat kanseri artar)
Adet görme bozuklukları, polikistik over
Psikolojik bozukluklar: Aşağılık duygusu, kendine güven azalması, sosyal yaşamdan uzaklaşma
Felç-inme sıklığı artar
Uyku apnesi sıktır
Kadınlarda tüylenme-Hirsütizm
Karaciğer yağlanması oluşur

ŞİŞMANLIK NASIL TEŞHİS EDİLİR

Şişmanlığın teşhisi için vücut kitle indeksi (VKİ) denilen bir formül kullanıyoruz. Bu kilogram olarak vücut ağırlığının boyun metre cinsinden karesine bölünmesi ile bulunmaktadır. Eğer VKİ, 25 Kg/m2 den az ise sağlıklı, 25-30 arası ise aşırı kilolu, 30’ dan fazla ise şişman, 40 dan fazla ise aşırı şişman veya ölümcül şişman olarak tanımlamaktayız. Ayrıca vücut ağırlığının ideal ağırlığa göre %120 artmasına şişmanlık diyoruz.

ELMA TİPİ ŞİŞMANLIK ZARARLIDIR

Şişmanlık, erkek tipi şişmanlık ve kadın tipi şişmanlık olarak ikiye ayrılabilir. Yağların karında ve iç organlarda toplandığı şişmanlığa erkek tipi şişmanlık veya Elma tipi şişmanlık diyoruz. Bu vücudun üst yarısı şişmanlığıdır. Yağların kalça veya uylukta toplanmasına ise kadın tipi şişmanlık veya armut tipi şişmanlık adını veriyoruz. Bunlardan elma tipi veya erkek tipi dediğimiz şişmanlık sağlık açısından daha tehlikelidir. Bu tip şişmanlarda kalp hastalığı, şeker hastalığı, kan yağlarında yükseklik daha sık görülür ve mutlaka tedavi edilmesi gerekir.
Ayrıca çocukluk tipi şişmanlık ve erişkin tipi şişmanlık vardır. Çocuklukta oluşan şişmanlık yağ hücre sayısının artması ile karakterize iken erişkinlerdeki şişmanlık her bir yağ hücresinin sayı artmadan hacminin artması ile karakterizedir.

BEL ÇEVRENİZİ ÖLÇÜNÜZ

Şişmanlığın tipini anlayabilmek için bel çevresi ölçümü yapmaktayız. Bel çevresi göbek hizasından yapılan bel ölçümüdür ve bu erkeklerde 102 cm ve kadınlarda 88 cm ‘den fazla olursa risk taşır.

KİLO VERMENİN FAYDALARI

Kalb hastalığı oluşma riski azalır
Yüksek kan basıncı azalır
Yüksek kan şekeri düzelir
Yağlı karaciğer düzelir
Uyku apnesi düzelir
Kan yağları düzelir

AİLESEL ŞİŞMANLIK VARSA GENETİK BOZUKLUK OLUP OLMADIĞININ ARAŞTIRILMASI GEREKİR

Ailede şişmanlık varsa ve hasta çocukluktan itibaren şişman ise genetik bozukluk olup olmadığının ortaya konması gerekir.

ŞİŞMANLIĞIN TEDAVİSİ

Diyet
Egzersiz
Davranış tedavisi
İlaç tedavisi
Cerrahi tedavi

ZAYIFLAMAK İÇİN DİYET ÖNERİLERİ

KİLO KAYBININ İKİ EVRESİ VARDIR

Günlük gıdanın ihtiyaçtan 500 kalori (kkal ) daha az alınması durumunda her hafta 0.2-0.45 Kg kilo kaybı olur.
Kilo kaybının iki evresi vardır. İlk evrede glikojen ve protein yıkımı ile birlikte belirgin sıvı kaybı olur.; 24-48 saat içinde glikojen depoları azalır ve ilgili sıvı atılmış olur. Bu evrede hızlı kilo kaybı olur; daha sonra 7-10 gün sonra ikinci evre başlar ve kilo kaybı azalır. Bu dönemde esas yağ dokusu kaybı oluşur.

ZAYIFLIYORUM DİYE AÇ KALMAYINIZ

Açlık diyetleri (<200 kkal) ve çok düşük kalorili diyetler (200-800 kkal) hızlı kilo kaybına neden olur ; ancak sağlığa zararlıdır. Bu tür diyet yapanlarda şu yan etkiler gelişebilir:

Kalb ritm bozuklukları
Baş ağrısı
Konsantrasyon bozukluğu
Hipotansiyon
Bulantı, kusma
Kabızlık, ishal
Safra taşı oluşumu
Kanda ürik asit artışı
Yorgunluk
Saç dökülmesi

ZAYIFLAMA DİYETİ KİŞİYE ÖZGÜ OLMALIDIR

Bizim önerdiğimiz diyet kişiye özgü diyet olup günde 600 kalori (Kkal) enerji açığını içerir. Günlük gıda alımı 1200 kaloriden az olmamalıdır.
Alınan gıdaların %20-30’u yağ, %10-15’i protein ve %55-60’ı karbonhidrat olmalıdır. Standart diyet yoktur, her diyet kişiye özel olmalıdır. Bir diyet uzmanının hazırlayacağı; beslenme alışkanlıklarınıza, yaşınıza, cinsiyetinize, iş koşullarınıza, metabolizma hızınıza ve sağlık problemlerinize (yüksek kolesterol, tansiyon, diyabet ) uygun diyet programınının uygulanması gerekir.

DİYET YAPMAYA BEYİN OLARAK HAZIRLIKLI OLUN

Diyette başarılı olmak istiyorsanız öncelikle beyin olarak diyete hazır olmanız gerekir. Eğer buna hazır değilseniz diyeti tam olarak uygulayamaz, kaçamaklar yapar ve başarısızlığa uğrarsınız. Başarısız oldukça da umutsuzluğa düşebilirsiniz.

ÖĞÜNLERİ ATLAMAYIN

Öğünlerinizi, azar azar ve sık tüketilecek şekilde düzenleyin, öğün atlamayın. Diyet yapanlar genelde tüm gün boyunca aç kalıp, metabolizmalarını zayıflatırlar ve metabolizmanın en zor çalıştığı akşam saatlerinde çok daha fazla yemek tüketirler, buna paralel olarak hızlı bir şekilde kilo alırlar. Akşam yemekleri en geç 19.00-19.30 saatleri arasında yenilmelidir.

ARA ÖĞÜNLERİ ATLAMAYIN

Diyetler genelde 3 ana ve 3 ara öğün olacak şekilde düzenlenir. Fakat ana öğünler kadar önemli olan ara öğünler her zaman ihmal edilir ve atlanılır. Kan şekeri, kişi öğününü tükettikten 2-2,5 saat sonra yavaş yavaş düşmeye başlar ve böylece açlık hissi doğar. Buradaki ara öğünlerin amacı da kan şekerinin düşmesini ve açlık duyulmasını engellemektir. Bu nedenle de ara öğünlere gereken önemi verin.

YEŞİL ÇAY İÇİNİZ VE YAĞSIZ YOĞURT YİYİNİZ

GÜNDE EN AZ 2 LİTRE SU İÇİNİZ

TEK TİP BESLENMEYİNİZ

Tek tip besinlerle yapılan diyetlerin çoğu en başta kilo kaybetmeyi sağlamakta fakat başlangıçtaki hızlı kilo kaybından sonra eskisinden daha çok kilo alınmasına neden olmaktadır. Bu nedenle diyet içerisinde, her besin grubunda bulunan besinleri dengeli bir şekilde dağıtılması gerekir.

KEPEKLİ EKMEK YİYİN

Kepekli ekmek, meyve ve sebzeler gibi posa oranı yüksek bir besindir. Beyaz ekmek yerine tercih edilmesi birçok avantaj doğurur.

EKMEK KIZARTMANIN ZAYIFLAMAYA FAYDASI YOKTUR, AKSİNE PROTEİNİ AZALIR

Lifli besinler hem zayıflatır hem de kanseri önler:
Lifli besin diyeti. Hem kolestorolü ve kan şekerini düzenler hem de kabızlık oluşumunu ve bağırsak kanserini önler . Bu nedenle lifli besinler yenmesini öneriyoruz.

Zayıflamak istiyorsanız daha önce yediğiniz gıdanın yarısını yemeli, yağlı yememeli, lifli gıdaları 2 kat daha fazla yemeliyiz.

Haftada bir kez kırmızı et, diğer zamanlarda beyaz et yenmelidir.

Dondurulmuş gıdalar yenmemelidir.

Sebze ve meyva ağırlıklı beslenmek gerekir.

Bir öğünde yemek yeme süresi en az 20 dakika olmalıdır

Üç öğün yerine altı öğün yemek yiyin, ama porsiyonları küçültün.

Gün boyunca su yudumlayın.

Yağsız et yemeye özen gösterin.

Daha fazla sebze, mevye ve tahıl grubunu tercih edin.

Kırmızı et yerine derisiz tavuk, hindi ve balık eti yiyiniz.

Yemeklerinizi küçük porsiyonlar halinde tüketin.

Daha küçük yemek tabağı kullanın.

Yağ oranı düşük besinler tercih edin.

Yağsız yoğurt yiyin.

Yemekten kalkar kalkmaz dişlerinizi fırçalayın

Erken yemek yiyin. Özellikle sabah kahvaltılarında karnınızı iyice doyurun. Gece yememeye özen gösterin.

Fazla kalori veren yiyeceklerden uzak durun. Aldığınız yiyeceklerin kalorilerine dikkat edin.

Çikolata ve şekerlemelerden uzak durun.

Yemeklere koyduğunuz yağ miktarını azaltın.

Yemeklerin suyundan daha çok posa kısmını tercih edin.

Bol sebze ve meyve tercih edin.

Cips, yağlı patlamış mısır, yağlı kraker, börek, çörek, pasta v.b. yiyecekleri tüketmeyin ya da seyrek ve az miktarda tüketin.

Bol bol su için.

Kızartma yerine fırın, haşlama ya da ızgara tercih ediniz

Pişirirken yağsız tavalar kullanın.

Yemeklere koyduğunuz yağı yarı yarıya azaltın

Sıvı yağı tercih edin. Bu kalbiniz için de önemlidir.

Televizyon izlerken yemek yemeyin

Ayakta değil masada yemek yiyin.

Evden aç çıkmayın.

Ekmek sepetini masada bulundurmayın.

Fazla kaçırmışsanız bir sonraki öğün veya günde daha az yiyin

Haftada bir kez tartılın. Sabah, aç karnına, aynı tartı ve aynı giysilerle tartılın Aperatif olarak bir şeyler içmek istediğinizde sadece domates suyu için. Izgara yapacağınız eti yağlamayın.

Her öğünden önce Eti form gibi bir bisküvit yiyin Bu, açlık hissinizi yoketmeye yarar Her lokmanızı 15- 20 kere çiğneyin.

Öğün saatleri dışında sakız çiğnemeyin; sakız çignemek açlık hissinizi artırır Et ve balığı alüminyum folyada fırında pişirin.

Meyve sularını yarı yarıya maden suyuyla karıştırıp öyle için.

Öğünler arasında birşey yemek istediğinizde havuç, salatalık veya ekşi elma yiyin

Bitki özlü çaylar, özellikle yeşil çay faydalıdır.

Aç karnına sirke, limon suyu ve greyfurt suyu içilerek zayıflamak mümkün değildir.

Bisküvi, grissini, peksimet, kızarmış ekmek gibi besinlerin tüketilmesi de zayıflamayı sağlamaz. Fazla yenirse kilo aldırır.

Hazır satılan ''diyet'' ürünler, yağları azaltılmış veya şeker yerine tatlandırıcı eklenmiş olsa da kalori değerleri olduğundan fazla yenmemelidir.

Zayıflama çaylarının başlangıçta etkisi varmış gibi görünse de ileri aşamada faydası olmaz.

Kahve vücuttaki su miktarını azalttığı için az tüketilmeli veya kahve içilirse fazla su içilmelidir

EGZERSİZ

Tek başına egzersiz kilo vermede faydalı olmaz. Diyetle beraber olmalıdır. Arzu edilen kiloya ulaştıktan sonra bunun idamesi için egzersiz çok faydalıdır.
Egzersiz 20-30 dakika haftada 4-5 kez veya 45-60 dakika haftada 2-3 kez yapılmalıdır. Kırk yaşından sonra genellikle yürüyüş ve aerobik tarzda egzersizler yapılması önerilir. Egzersize başlamadan önce doktor kontrolünden geçmek gerekir.
Normalde aldığımız enerjinin % 60-70 vücut ısısı ve fonksiyonlar için, %10’ u gıdalar için geri kalan %15’i ise egzersizle harcanır. Aktif bireylerde bu %30-40’a çıkar. Sporcularda ise %400 e ulaşır. Öncelikle egzersiz yaparken sizi zorlacak hareketlerden kaçınmalısınız.

Egzersizi sabah aç karnına yapmalısınız.

Göbeğiniz sarkıyorsa, karın hareketleri yaparak kaslarınızı güçlendirin.

Oturduğunuz yerde kol ve bacak hareketleri yapın.

Her zaman hızlı tempoyla yürüyün.

DAVRANIŞ TEDAVİSİ

Davranış tedavisi obezite tedavisinde çok önemlidir. Şişmanların %40-60’ında üzüntü ve sıkıntı zamanında atıştırmalar olur. Bu alışkanlıkların değiştirilmesi gerekir. Ayrıca yaşam tipi değişikliği büyük önem taşır. Hareketsiz bir yaşam obezitenin en önemli kaynağıdır. Günlük hayatta hareketi artırmalıdır. Televizyon ve bilgisayar başında geçen zamanın fazla olması da şişmanlığın önemli nedenlerindendir. Günlük yaşantıda asansör kullanımının azaltılarak merdivenlerden inilip çıkılması, otomobil kullanımının azaltılması gibi bazı önlemler kilo almayı önlediği gibi, kilo vermeyi de artırır.

Alışverişe giderken liste yapıp onun dışına çıkmayın
Her zaman tok karnına alış veriş yapın
Ayakta hiçbir şey yemeyin.
Televizyon seyrederken, bilgisayar kullanırken ve kitap okurken yemeyin.

İLAÇ TEDAVİSİ

Diyet ve egzersizle kilo veremeyen şişman hastalarda eğer vücut kitle indeksi 30 Kg/m32’den fazlaysa ilaç tedavisi zayıflamaya yardımcı olmak için verilebilir. Xenicak ve Reductil ismindeki ilaçları kısa bir süre hastaya yardımcı olması için vermekteyiz. Ancak ilaç tedavisi mutlaka diyet ve egzersizle birlikte olmalıdır. Sadece ilaç ile zayıflamak mümkün değildir. İlaç kesildikten sonra diyet ve egzersiz yapmayanlarda kilo alınmı hızlı bir şekilde tekrar oluşmaktadır. O nedenle diyet, egzersiz ve davranış değişikliği tedavinin aslını oluşturur.

CERRAHİ TEDAVİ

Aşırı şişman olan hastalarda yukarıda belirtilen tüm tedavi yöntemlerine rağmen başarı sağlanamadığı koşulda yapılan bir tedavi şeklidir. Her hastaya uygulanmaz. Mideye balon yerleştirme, bant koyma, mideyi küçültme veya bypass operasyonları uygulanır.

yok YorumYorum yaz!Bağlantı

17/5/2008 - TİROİD HASTALIKLARI HAKKINDA

Kategori: SAGLIK

Tiroid Hastalıkları

 

Ana Sayfa? 

 

Dünyada yaklaşık 200 milyon insanda tiroid hastalığı bulunmaktadır. Ancak, ne iyidir ki, günümüzde bu tiroid hastalıklarının birçoğunun tedavisi mümkündür. Tedavi edilmemiş tiroid hastalıkları ise ciddi ve kalıcı sorunlara neden olabilmektedir. Halkın bu konuda bilinçli olması kişileri ve ailelerini tiroid hastalıklarının yakınmaları konusunda uyanık olmalarını sağlamaktadır. Bu durumda, kişiler en ufak bir şüphede doğrudan hekimleri ile temasa geçerek, erken dönemde hastalığın kontrol altına alınmasını sağlayabilirler.

 

Tiroid bezi nedir?

Tiroid bezi boynun orta hattında, Adem elması diye adlandırılan kıkırdak çıkıntının altında yer alan, kelebek şeklinde, ufak bir bezdir. Yalnızca 25 gram ağırlığında olmasına rağmen salgıladığı hormonlar ile büyüme ve gelişmede temel rol oynamaktadır. Tiroid bezi, ‘tüm vücut fonksiyonlarının düzenleyicisi’ olarak ta adlandırılır.

 

Tiroid hastalığı ne kadar sık görülür?

Ülkemizde tiroid hastalığı 10 kişiden 3’ünü etkilemektedir. Tiroid hastalıklarının çoğu bayanlarda daha sık görülmektedir.

 

Tiroid hastalığı tipleri nelerdir?

Tiroid hastalığı farklı şekillerde, farklı yakınmalarla ortaya çıkabilmektedir. Tiroid hastalıklarının çoğunda hastalar ya ‘hipotiroidizm – bezin yetersiz çalışması’ ya da ‘hipertiroidizm – bezin aşırı çalışması’ndan kaynaklanan yakınmalarla gelirler.

 

‘Guatr’ nedir, bende guatr var mı?





Tiroid bezinin büyümesi
‘guatr’ olarak adlandırılır. Guatr, her zaman hastalık anlamına gelmemektedir. Erginlik çağında ve hamilelikte tiroid bezi büyüyebilmektedir. Bu tip büyümeler ‘fizyolojik büyümeler’ olarak adlandırılır ve hastalık olarak kabul edilmezler.

 

Tiroid nodülü ne demek?

Tiroid nodülleri, tiroid bezinde yer yer şişlik ile kendini gösterebilen, oldukça sık görülen ve tedavisi mümkün olan bir durumdur. Düşük oranda da olsa, bazı nodüller kanser hücrelerinden oluşabilirler. Bu nedenle, tüm nodüller mutlaka incelenmelidir.

 

Tiroid hastalığı olan bir kişide hangi yakınmalar olur?

Tiroid hastalığı olan bir kişi ‘hipotiroidizm - azalmış tiroid hormonu üretimi’ ve ‘hipertiroidizm - aşırı tiroid hormonu üretimi’ yapan durumlardan kaynaklanan yakınmalar ve bulgular ile başvurabilir. Bunlar;

  • Hipotiroidizm
    • Halsizlik, kas güçsüzlüğü, yorgunluk
    • Soğuğa karşı tahammülsüzlük
    • Kalın ‘puffy’ cilt
    • Kabızlık
    • Donuk duygu durumu
    • Guatr
    • Zayıf ve yavaşlamış kalp hızı
    • Hatırlama güçlüğü
  • Hipertiroidizm
    • Titreme
    • Kas güçsüzlüğü
    • Sinirlilik, uykusuzluk
    • Kilo kaybı
    • Sıcağa tahammülsüzlük, aşırı terleme
    • İshal
    • Guatr
    • Artmış kalp hızı, çarpıntı

Tiroid hastalığı olan bir hastada yukarıdaki yakınmalar ve bulguların tümü bir arada bulunmayabilir. Bu yüzden bu tiroid hastalığı şüphesinde mutlaka bir hekime danışmak gerekmektedir.

 

Tiroid hastalığının hastanın duygu durumu ile ilişkisi var mı?

Tiroid hastalığı olan hastalarında çeşitli duygu durumları izlemek mümkün. Hipertiroidili hastalar sıklıkla kendilerini gergin, sinirli ve rahatsız hissederler. Hipotiroidi hastaları ise yorgun ve depresiftirler. Tiroid hastaları ve yakınları, bu gibi durumların hastalığın doğal gidişatı ile ilişkili olduğunu ve tedavi ile geçebileceğini bilmelerinde fayda vardır. Bu tür yakınmaların tiroid hastalığının tek belirtisi olabileceği de akılda tutulmalıdır.

 

Tiroid hastası hekim tarafından nasıl takip edilmelidir?

Tiroid hastası ömür boyu takip edilmelidir. Hastalığının tamamen iyileştiğini düşünen hastalar takip gerekliliğini mutlaka uzmanları ile kararlaştırmalıdırlar.

 

yok YorumYorum yaz!Bağlantı

<- Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

Reklamlarım

<%Reklamlarım%>

Bağlantılarım

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv

Kategoriler

Arkadaşlarım

caferose
busecegunler
putri
sarper2005
dnaharikasi
sennur atak
40ayak
pauletaveturgay
1nisan2005
reyhan28
öykü öykü
ilkayinmekani
papatyasevenim
turkuhanem
hivelce
hiddence
Abdullah Atak
sonfasil
sennur atak
tanidinmibeni
gununhaberleri
kalenderbilgisayar
ruyayorumcusu
heyheyli
doymaz

Reklamlarım

<%Reklamlarım%>

Ziyaretçilerim

<%ziyaretçilerim%>




Myspace Backgrounds

BLOG DESİNG BY