Özel Arama

PHOTOGRAPY

12/10/2008 - DUBAİ

Kategori: SEYAHAT

Dubai Hakkında

Kategori: SEYAHAT

 
Dubai, Birleşik Arap Emirliklerini oluşturan 7 emirlikten birisi. Ülkenin en büyük emirliği, kalbi sayılabilecek bir emirlik.

Buraya bireysel olarak gidecekseniz, yani organize turlarla gitmeyecekseniz, en iyi yöntem Türk Hava Yolları'nın uçaklarıyla gitmek. Ayrıntılı bilgi için burayı tıklayınız.

Ayrıca bir başka alternatif ise, belki en iyisi turlara katılarak gitmek. Çünkü bu şekilde giderseniz, uçak bileti ve otel fiyatları çok uyguna geliyor. Turun bu imkanlarından faydalanıp, sonra da alışveriş yerlerini ve ilginç yerleri sitemizden alacağınız bilgiyle kendiniz rahatlıkla gezebilirsiniz.

- 11/8/2008 - yorum {0} - yorum yaz


VIETNAM 'ı GEZELİM

Kategori: SEYAHAT
GÜNEYDOĞU ASYA'DA ÇİNHİNDİ YARIMADASI'NIN DOĞUSUNU KAPLAYAN BİR ÜLKEDİR.KOMŞULARI KAMBOÇYA,ÇİN VE LAOS'TUR.ÇİN DENİZİ VE DAĞLARIN ARASINDA BİNLERCE YILLIK BİR KÜLTÜRE VE DOĞAL GÜZELLİKLERE SAHİPTİR.
GÖRÜLMESİ GEREKEN YERLER:
HA LONG KOYU...
CAT BA ADASI...
HUE ESKİ KRALİYET SARAYI...
HOA LU...
CUC PHUONG MİLLİ PARKI...
HANOI'DE HO CHI MINH CITY MOZOLESİ...
KONFİÇYUS TAPINAĞI...
ONE PILLAR PAGODA...
SAIGON...
THE NOON GATE...
ARMY MUSEUM...
CU CHI TÜNELLERİ...
TU DUC...
VE DAHA BİNLERCE TARİHİ VE DOĞAL GÜZELLİKLERİ İLE VİETNAM ZİYARETÇİLERİNİ BEKLİYOR...
(NETTEN ALINTIDIR)

- 11/8/2008 - yorum {1} - yorum yaz


VİYANA

Kategori: SEYAHAT




Viyana en çok kahve kültürü ve lezzetli kekleri ile ünlü. Başlı başına birer sanat eseri olan kekleri ve mükemmel kahveleri denemek için işte size birkaç cafe önerisi;

Alt Wien
(1, Bäckerstrasse 9.) gece 2:00' dek açık. Yiyecekler tek kelime ile harika ancak boş masa bulmak oldukça zor.

Berg;
( 9, Berggasse 8.) Oldukça popüler ve modern olan cafe çok kaliteli yiyecekler sunmakla birlikte dostane bir atmosfere sahip. Her gece saat 01:00'a dek açık.

Demel;
( 1, Kohlmarkt 14.) Viyana'nın en prestijli cafelerinden biri olan cafe, deniz ürünleri restoranının tam karşısında.

Drechsler;
( 6, Linke Wienzeile 22.) Sabah 04:00'a kadar açık olan mekan özellikle bardan veya gece klüplerinden çıktıktan sonra kahvaltı yapmak için oldukça uygun. Ancak Pazar günleri kapalı.

Schönbrunn Palace:

Hofburg'daki görkemli apartmanlara tur yapmaktansa, şehrin batısındaki bu muhteşem sarayı mutlaka görmenizi tavsiye ederiz. Özellikle odalardaki dekor görülmeye değer. Nisan-Ekim: 8:30-17:00 arası açık. Kasım-Mart:16:30 dek açık.İçerde aynı zamanda Coach and Carriage Museum adında bir müze var. Bu saraya ait parkta piknik yapmayı sakın unutmayın.

Eğer muhteşem mimarisi olan eski kiliseleri görmek tarihi yapılar ile yeni maceralara atılmak istiyorsanız Viyana sizin için iyi bir seçim olacaktır.

Alte Donau:
U1'den iki durak sonra kolaylıkla ulaşabileceğiniz bu hoş mekanda akarsu kenarında bir içecek ya da iyi bir akşam yemeği ile gezinize keyifli bir gün eklemiş olacaksınız. Ancak doğayla iç içe olan bu mekanda özellikle yaz aylarında böceklere dikkat etmenizi tavsiye ederiz.

Donauinsel:
Donauinsel U-Bahn istasyonuna çok yakın olan mekan özellikle yaz aylarında şehrin gece hayatı merkezi sayılmaktadır. Burası Viyanalılar ve Güney Amerikalılar arasında çok popüler. Ağustos ayında haftasonları en kalabalık ve canlı olduğu zamanları.

Ve işte bol kalorili Viyana'ya has birkaç kek çeşidi;
Imperial Torte: Bol çikolatalı, acıbadem ve fındıklı içi krema ile dolu muhteşem bir kek.
Linzertorte:İçi çilek reçeli ve fındıkla dolu tereyağlı kremasıyla tam size göre.
Apfelstrudel:Elmayla hazırlanan bol şekerli ve sıcak servis edilen bir tatlı. Üzerine krema ya da dondurma konuyor.

- 9/8/2008 - yorum {0} - yorum yaz


BERLİN

Kategori: SEYAHAT
BERLİN
Kasım 1989'da Doğu ve Batı kısmı ikiye ayıran duvar yıkıldıktan sonra Berlin tekrar bir bütün olmuştur. Berlin'in doğu tarafında yoğun bir restorasyon yaşanmaktadır.
Kenti ikiye bölen Spree Nehri'nin, iki kıyısında, Cölln ve Berlin adlı iki balıkçı köyü olarak bölünmüş bir halde iken ilk kez
1307 yılında birleşti. Brandenburg'un (sonra Prusya'nın) başkentiydi. 18. yüzyıla kadar o kadar mühim bir şehir değildi. Ancak Prusya'nın güçlenmesi sürecinde kuzey Almanya, sonra Avrupa'nn bir siyasi, iktisadi ve kültürel merkezi oldu. 1871 yılında Alman İmparatorluğu'na bağlandı, Hitler zamanında harabeye döndü, müttefik devletler tarafından işgal edildi.
İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra şehir Doğu ve Batı Berlin olarak ikiye ayrılmıştır. Kentin imparatorluk merkezi Mitte'de doğuda kaldı. Berlin'i inşa eden mimar Karl Friederich Schinkel'in tasarladığı binalar, büyükelçilikler, saraylar, müzeler hep o tarafta kaldı. Türkiye'den çalınan Bergama Sunağı'nın sergilendiği dünyanın en önemli müzelerinden biri olan Bergama Müzesi , Cölln ile Berlin'i birleştiren anlaşmanın yapıldığı St. Nicholas Kilisesi de Doğu Berlin'de kaldı. Kent tekrar birleştiğinde Berlin her şeyin çiftine sahip oldu. İki parlamento binası, iki büyük üniversite, iki büyük havaalanı, iki kent merkezi ve iki Mısır müzesi.





Guggenheim Berlin
Alte Nationalgalerie; Eski Ulusal Müze (sanat müzesi)
*Türk
Bodemuseum

Schloss Bellevue; Bellevue Sarayı
Siegessäule; Zafer Sütunu
Kaiser Wilhelm's Gedächtniskirche; savaşta zarar görmüş Anıtkilise
Judisches Museum; yahudi müzesi
Funkturm; radyo kulesi
Aquadom & Sea Life Centre; akvaryum ve deniz müzesi
Museum für Kommunikation; iletişim müzesi
Brandenburger Tor; Brandenburg Kapısı
ReichstagBundestag; İmparatorluk Binası / Federal Meclis
Gendermenmarkt; Jandarmalar Meydanı
Checkpoint Charlie Mauer Museum ;Berlin duvarı ile ilgili tarih müzesi
Berliner Dom; Berlin Katedrali
East-Side-Gallery; Barış Anıtı
Holocaust-Mahnmal; Holocaust Anıtı
KaDeWe(Kaufhaus des Westens); alışveriş merkezi
Deutsches Technikmuseum; Alman Teknoloji Müzesi
Schloss Charlottenburg; Charlotenburg Sarayı
Berliner Rathaus (1991'dan önce Rotes Rathaus); belediye sarayı
Bundeskanzleramt; Başbakanlık
Museum für Naturkunde; Doğa Bilimleri Müzesi
Filmmuseum Berlin; Film ve sinema tarihi ile ilgili müze
Neue Synagoge Berlin; Yeni Sinagog (Almanya'nın en büyük sinagoğudur)
Tiergarten; kentin en büyük parkı ve mesire yeri

- 6/8/2008 - yorum {0} - yorum yaz


BOTSVANA

Kategori: SEYAHAT

DEVLETİN ADI: Botsvana Cumhuriyeti
BAŞŞEHRİ: Gaborone
NÜFUSU: 1.314.000
YÜZÖLÇÜMÜ: 581. 730 km2
RESMİ DİLİ: İngilizce
DİNİ: Putperes Hıristiyan
PARA BİRİMİ: Pula

Afrika kıtasının güneyinde bulunan bir devlet. Kuzeyinde Zambiya kuzey batısında Nambiya kuzey doğusunda Zimbabwe güneyinde ise Güney Afrika Cumhuriyeti yer alır. Güneyden kuzeye ve doğudan batıya en geniş yeri yaklaşık 933 kilometredir.

Tarihi

Botsvana tarihine ait ilk bilgiler bundan yaklaşık 1000 sene öncesine aittir. Daha önceleri için herhangi bir bilgi mevcut değildir. Hayvancılıkla uğraşan Tswana kabilesi kuzeyden gelerek Botsvana'ya yerleşmişlerdir. Bu zamanlarda ülkenin doğusunda Ngunisler batısında ise Boşımanlar oturmaktaydı. On sekizinci asırda Boer kabilesi güneyden gelerek ülaaae yerleşmiştir. İngilizlerin dünya ülkeleri üzerindeki sömürgecilik zihniyeti ve faaliyetleri 1820 senesinde bu ülaaae de musallat oldu. 1885 senesinde İngiltere burada giriştiği silahlı harbi kazanmış ve Bechuanland adı ile ülaaai sömürgesi haline getirmiştir. 1966 senesine kadar İngiliz sömürgesi olarak kaldıktan sonra 30 Eylül 1966'da bağımsızlığına kavuşmuş ve Botsvana ismini almış İngiliz Milletler Topluluğuna bağlı kalmıştır.
botsvana,vahsi doga,fil,leopar,aslanikangur,cöl safarısı,madenler,tarım,hayvanlar cenneti
Fiziki Yapı

Ülkenin tamamı yayladır. Oldukça meyilli bir yayla olan Botsvana'nın batı tarafları ortalama 55 m doğuya gittikçe yükselen kısımlarındaki ortalama yüksekliği ise 1000 m civarındadır. Meşhur Kalahari Çölü ülkenin batı bölümünü kaplamaktadır. Orta kısımları kurak olan Kalahari Çölünün doğusu çalılıklarla kaplıdır. Botsvana'nın önemli akarsuları Okowango ve Chobe nehirleridir. Bu nehirler Angola'da doğduktan sonra buraya gelirler. Okowango Nehri 16.835 km2lik bir bataklık meydana getirdikten sonra bataklığın yakınındaki ülkenin en önemli göllerinden olan Ngami'ye dökülür. Bir diğer önemli gölü olan Makarikari ise doğudadır.

İklimi

Sıcak ve kuru bir iklime sahiptir. Senelik yağış ortalaması ülkenin doğusunda 650 mm batı bölgelerinde ise 252 mm civarındadır. Senenin en sıcak ayları kasım-mayıs aylarıdır ki bunlardan şubat sıcakların en fazla olduğu aydır. Ortalama 13°C ile senenin en soğuk ayı temmuzdur. Senelik sıcaklık ortalaması 29 °C'dir. 1965-66 yıllarındaki kuraklık sonucunda 400.000 baş sığır ve yerli hayvanların üçte birinden fazlası telef olmuştur.

Tabii Kaynaklar

Bitki örtüsü bakımından son derece fakir olan Botsvana yabani hayvanlar madenler bakımından ise oldukça zengin bir ülkedir. Büyük bir kısmı çöl olan ülkede dikenli bitkiler ve akasya ağaçlarına çok rastlanır. Zürafa ceylan aslan leopar gergedan fil beyaz karınca çekirge zehirli yılan ise en çok görülen hayvanlardandır. Zengin bakır nikel kömürbotsvana,vahsi doga,fil,leopar,aslanikangur,cöl safarısı,madenler,tarım,hayvanlar cenneti demir kireçtaşı altın ve elmas yataklarına sahiptir.

Nüfus ve Sosyal Hayat

1.314.000 civarında olan nüfusun en yoğun olduğu bölge ülkenin kuzeybatısı ile kuzeydoğusudur. Nüfusun % 90'ını Bantu kabilesi teşkil etmektedir. Çok az sayıda Avrupalı ve Asyalılar da yaşamaktadır. Halk hayvancılık ve avcılıkla geçimlerini temin ederler. Dar bir sahada tarım da yapılmaktadır. Resmi dili İngilizce olmasına rağmen halkın ancak dörtte biri bu dili konuşmakta diğeri ise kendi kabilelerine mahsus dilleri kullanmaktadırlar. Okuma-yazma bilenlerin sayısı % 71'e yaklaştığı ülkede ücretsiz ilköğretime 1980'de başlanmıştır. Okur-yazar olanların arasında kadınlar çoğunluğu teşkil eder. Bir tane üniversitesi bulunan Botsvana'da yüksek öğrenim yapanlar arasında ise erkekler çoğunluğu teşkil etmektedir. Refah seviyesi oldukça düşük olan ülkede halk köylerde yaşar evleri saz damlıdır. Putperestler çoğunluğu teşkil ederken az miktarda Hıristiyan bulunur. Başlıca şehirleri Gaborone Francistown Lobatsi Serowe ve Kanye'dir.

Siyasi Hayat

İngiliz Milletler Topluluğuna bağlı olan Botsvana başkanlık sistemine dayalı parlamenter rejimle idare edilir. Başkan 35 üyeli meclis tarafından seçilir.Meclis üyelerinin 31'ini halk 5 yıllık bir müddet için seçerken kalan 4 üyeyi başkan tayin eder.

Ekonomi

Tarıma elverişli olmamasından dolayı tarım fazla yapılmadığı için ekonomi hayvancılığa dayanır. Zengin yeraltı kaynaklarının son zamanlarda işletilmeye başlaması sebebiyle madencilik ekonomide etkili olmaya başlamıştır. Halen ihracatın % 85'ini hayvan ve et satışı teşkil etmektedir. Sanayinin olmadığı Botsvana'da alt yapı tesisleri yeni yeni kurulmaktadır. Genellikle yatırımlarda yabancı sermayeye ihtiyaç duyduğu için gelişme yavaş olmaktadır. Turizm için oldukça ormanlık ve tabii güzelliklere sahiptir.
yok YorumYorum yaz!Bağlantı

7/10/2008 - TİGER

Kategori: SEYAHAT

Saving Life Itself

 

Kanha Tiger Reserve, India, Nov. 24 — Putting all considerations of beauty, biodiversity and compassion aside for a moment, consider this: Why is it so important to save the tiger?

In India, saving the tiger means saving life itself, explains P.K. Sen, director of Project Tiger in New Delhi.

Since India is primarily rural, it is heavily dependent on the 25 river systems that crisscross this vast country. The rivers — which are replenished by the monsoon season — supply irrigation, power and drinking water. Along the rivers is some of the best tiger habitat on the subcontinent, he says, so saving that habitat not only helps the tiger, it helps mankind.

 

"The tiger is a species that represents the entire ecosystem. If it cannot survive, that is because the entire ecosystem is suffering," he says.

And if that habitat is degraded, the trees cannot hold down the soil.

"Our country is fully dependent on the monsoon. If the trees are cut, then when the monsoon comes, you'll have heavy erosion of the soil, which will choke the riverbeds with silt, which will result in widespread floods," he says.

But these are difficult arguments to make when you are faced with millions of people, all of whom want the same thing: land to raise some crops and to graze their livestock, and fuel to stay warmand cook their meals, he says

.

 

       Yet, despite all the problems, Sen believes there are reasons to feel hopeful. Since the early 1990s, the Indian government has tripled the Project Tiger budget; there is a more watchful eye on poaching; vast improvements have been made in the pugmark (paw imprint) counting system; and there is a new spirit of cooperation between South Asian countries.

Kanha National Park has developed software that analyzes the dimensions and characteristics of each pugmark — identifying individuals and incorporating other evidence such as urine markings, droppings, abandoned kills and prey base populations. The software has been used at Kanha since 1993, but it is being reviewed for possible use throughout India during the next census.

 

     The software is also being considered for use by the government of the Himalayan kingdom of Bhutan. Recently, the queen of Bhutan set aside nearly 10 percent of the country's land so that highly endangered species such as tigers, musk deer and snow leopards can wander between protected areas in India and Bhutan without the interference of man. In a formal ceremony a month ago in the capital city of Thimphu, the queen, Her Majesty Ashi Dorji Wangmo Wangchuk, declared the 2,380 square miles of green "corridors" Bhutan's "gift to the Earth."

As man's impact on the environment increases, some species are "very sensitive to human disruption," and may disappear altogether unless they are provided a safe migratory path, she said.

 

    By using satellite imagery, vegetation and terrain studies, the Forestry Services Division of the Bhutan government determined the most likely routes taken by large mammals.

Bhutan, with 165 species of mammals and 770 types of birds, has several temperate zones in an area the size of Switzerland, promoting a rich diversity of wildlife. This small Himalayan country is the only place where the endangered tiger can be found living at up to 13,000 feet, according to a report by Charles McDougal, a conservation consultant with the Ministry of Agriculture.

The new corridors would protect tigers that roam north into Bhutan from the Indian border states of Assam and Arunchal Pradesh, all part of one of the largest continuous tiger habitats left in the world, he said.

Saving the tiger means much more than keeping one animal off the list of extinct species. Each link in the chain of biodiversity is crucial, and each link lost affects others. So saving the tiger means saving ourselves.

yok YorumYorum yaz!Bağlantı

28/9/2008 - SİNGAPUR

Kategori: SEYAHAT

Târihi [değiştir]

Bölgenin bilinen ilk insanları Hanlar ve Malaylılardır. Bunlar bu adalar ülkesine “deniz şehri” anlamına gelen Temasek adını vermişlerdi. Singapur'un asıl modern târihiyse 1819 yılından îtibâren başlatılır. Bu târihte zamânın sömürgeci milleti olan İngilizler, burayı istilâ ederek, 1959 yılına kadar idâreleri altında tuttular. Bu târihte Milletler Topluluğu içerisinde bağımsız (otonom) bir devlet oldu. 1963 yılında Malaya, Saravak ve Sabah ile Malaya Federasyonunu meydana getirmek üzere birleştiler. Fakat bu birleşme fazla uzun sürmedi. Federasyondaki hâkim grup olan Malaylar ile Singapur bölgesindeki ekseriyeti teşkil eden Çinliler arasında anlaşmazlıklar baş gösterdi. Bunun üzerine yeni bir anlaşma yapıldı. Böylece Singapur 9 Ağustos 1965’te ayrı bir devlet oldu.

Fakat bölgedeki iç huzursuzluklar devam etti. Antikomünist bir yapıya sâhip olan Singapur’da, Malaylar ve Çinliler olaylar çıkartıyorlardı. 1969 yılında ırkçı bir ayaklanma baş gösterdi. Şiddet eylemleri, birçok tutuklamalar sonucu bastırıldı. Daha sonra ülkedeki idâreyi, 1959 yılında ülkenin ilk başbakanı seçilen Lee Kuan Yew’in kurduğu, Halk Partisi (PAP) rakibi Komünist Burisan Sosyalist Partisi’ni hezimete uğratarak iktidarı ele geçirdi. Ülkeden İngilizler 1971 yılında çekilmek zorunda kaldılar. Bağımsızlıktan sonra iç ve dış politikayı tesbit eden Lee Kuan Yew, 1990 senesine kadar sürdürdüğü başbakanlık görevinden ayrıldı. Yerine Goh Chok Tong başbakan oldu. 1991’de yapılan seçimlerin neticesinde Goh Chok Tong tekrar başbakanlığa getirildi. 12 Ağustos 2004'te, Lee Hsien Loong, Goh Chok Tong yerine üçüncü başbakan olarak seçildi. Halen bu görevini sürdürmektedir.

Singapur şehrinin ticari merkezi gece görünümü
Singapur şehrinin ticari merkezi gece görünümü

Fiziksel Yapı [değiştir]

Singapur, Endonezya ve Malezya toprakları arasına sıkışmış, küçücük bir ada devletidir. Kuzey ve batıdan Johore boğazı ve doğu ve güneyden Singapur Boğazı ile kapalı dikdörtgen şeklinde bir ülke olan Singapur’un, kendisine âit 40 kadar adacıkla birlikte yüzölçümü yaklaşık olarak 622 km2 civârındadır. Singapur, Malay Yarımadasına 1200 m uzunlukta olan bir demir ve karayolu ile irtibatlıdır. Singapur, Adasının uzunluğu, yaklaşık 43 km ve eni ise 22,5 km’dir. Ülke ekvatorun yaklaşık 130 km kadar kuzeyinde bulunmaktadır. Malezya batı kıyısı ile Sumatra Adası arasındaki bir su yolu olan Malacco Boğazının hemen ağzında yer alır.

Singapur arâzisi kıyı bölgelerde alçak ve orta bölgelerde az yüksektir. Bu yükseklik tatlı bir meyil hâlindedir. Ülkenin en yüksek noktası yaklaşık 177 m’lik Timah Dağıdır.

İklim [değiştir]

Singapur, tropikal iklime sâhiptir. Sıcaklık ve nem miktarı yüksektir. Yağışlar çok fazladır. Mevsimlere göre nem, ısı ve yağış değişikliği oldukça azdır. Ekvatorun hemen kuzeyinde yer aldığı ve arâzisinin alçak olması sebebiyle hava sıcaklığı, özellikle yaz aylarında çok fazla artmaktadır. Genellikle Ekim-Mayıs ayları arasında yağışlar şiddetlenir.

Tabiî Kaynakları [değiştir]

Etrafı Hint Okyanusunun suları ile çevrili, bu küçük ada devletinin bir zamanlar toprakları tamâmen tropikal ormanlarla kaplıydı. Bugün bunların % 85’i kalmamıştır. Dolayısıyla vahşi hayvanlar da çok azalmıştır. Arâzi alçak olup, ülkede tabiî kaynaklar hemen hemen hiç mevcut değildir.

Nûfus ve Sosyal Hayat [değiştir]

Singapur’un 2006 yılının verilerine gore nüfûsu yaklaşık olarak 4,484,000 kişidir. Bunun yaklaşık olarak 3,608,500 kişisi Singapurun yerleşik nufusunu oluşturur. Nûfûsun % 76.8%’ini Çin asıllılar, % 13.9%’unu Malaylar ve % 7.9%’unu Hintliler, gerisini de diğer azınlıklar meydana getirir. Ülkedeki nûfus yoğunluğu, 622 km²'lik bir yüzölçüme sâhip olması bakımından çok yüksek olup, kilometre kareye yaklaşık 4488 insan düşer. Yıllık nüfus artış oranı yaklaşık % 1,2’dir. Nûfûsun çoğu genç ve şehirlidir. Yalnızca % 25’lik bir kısmı köylerde ve kır hayâtında yaşar.

Nûfûsun çoğunluğunu teşkil eden Çinliler, beş ana grupta toplanırlar ve beş büyük lehçeyi kullanırlar; Hokkien, Cantonese, Teochev, Hainanese ve Hakka. Bunlar genellikle Konfüçyüst, Budist veya Taoisttir.

Malaylar ise ikinci büyük grup olup, Malay dilini konuşurlar ve tamâmına yakın kısımları Müslümandır. Nüfûsun % 7’lik bir bölümünü meydana getiren Hintlilerin ve Pakistanlıların büyük bir kısmı Müslüman, az bir kısmı ise Hindudur. Genellikle Tamil lisanını kullanırlar. Çok az miktarda da Avrupalı ve Avrasyalı nüfus vardır. Din bakımından halkın %50'si Müslüman, %40'ı Budist, %5'i Hindu, %4'ü Konfüçyüsçü'dür. %1 ise Taoculuk ve diğer dinleri oluşturur.

Din ve dil farklılıklarının büyük boyutlara ulaşması üzerine Singapur hükümeti, Malay dilini millî dil îlân etti. Diğer Mandarin (Çin lehçelerinden bir kısmı), Tamil ve İngilizceyi de resmî dil olarak kabul etti.

Singapur, diğer Asya ülkelerine nazaran okuma-yazma oranı yüksek olan bir ülkedir. Nüfûsun hemen hemen % 95.4’ü okur-yazardır. Genç nüfûsun % 65’i okula devam etmektedir. Birçok sanat, teknik ve özel okul mevcuttur. Ülkede 4 tane üniversite vardır: National University of Singapore, Nanyang Technological University, SIM University ve Singapore Management University

Singapurluların sağlık, sosyal ve kültür hayatları oldukça iyidir. Ülkede 17 modern hastâne vardır. İnsan ömrü ortalması 70 yaşın üzerindedir.

Siyâsî Hayat [değiştir]

Singapur Cumhûriyeti parlamenter demokrasi sistemine dayanır. Yasama gücü tek meclisli Millet Meclisinin elindedir. Meclis, 79 üyeli olup, üyeler beş senede bir seçilir.

Uluslararası üye olduğu kuruluşlar [değiştir]

APEC (Asya-Pasifik Ekonomik İşbirliği Forumu), ARF, AsDB (Asya Kalkınma Bankası), ASEAN (Güneydoğu Asya Ülkeleri Örgütü), AG (Avustralya Grubu), BIS (Uluslararası İmar Bankası), C, CCC (Gümrük İşbirliği Konseyi), CP, ESCAP (Asya ve Pasifikler Ekonomik ve Sosyal Komisyonu), G-77, IAEA (Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı), IBRD (Uluslararası İmar ve Kalkınma Bankası), ICAO (Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü), ICC (Milletlerarası Ticaret Odası), ICFTU (Uluslararası Serbest Ticaret Birlikleri Konfederastonu), ICRM (Uluslararası Kızılhaç ve Kızılay Hareketi), IFC (Uluslararası Finansman Kurumu), IFRCS (Uluslararası Kızılhaç ve Kızılay Toplulukları Federasyonu), IHO (Uluslararası Hidrografi Örgütü), ILO (Uluslararası Çalışma Örgütü), IMF (Uluslararası Para Fonu), IMO (Uluslararası Denizcilik Örgütü), Inmarsat (Uluslararası Denizcilik Uydu Teşkilatı), Intelsat (Uluslararası Telekomünikasyon ve Uydu Örgütü), Interpol (Uluslararası Polis Teşkilatı), IOC (Uluslararası Olimpiyat Komitesi), ISO (Uluslararası Standartlar Örgütü), ITU (Uluslararası Haberleşme Birliği), NAM, OPCW (Kimyasal Silahları Yasaklama Organizasyonu), PCA (Daimi Hakemlik Mahkemesi), UN (Birleşmiş Milletler), UN Güvenlik Konseyi, UNCTAD (Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Konferansı), UNIKOM (BM Irak-Kuveyt Gözlem Misyonu), UNMEE (BM Etyopya-Eritre Misyonu), UNTAET (BM Doğu Timor Geçiş Yönetimi), UPU (Dünya Posta Birliği), WHO (Dünya Sağlık Örgütü), WIPO (Dünya Fikri Mülkiyet Teşkilatı), WMO (Dünya Meteoroloji Örgütü), WTrO (Dünya Ticaret Örgütü)

Ekonomi [değiştir]

Singapur ekonomisinin büyük bir kısmı ticârete dayanır. Ayrıca ulaştırma, bankacılık, sigortacılık, haberleşme, tâmirat ve depolama gibi hizmetlerden de önemli ölçüde gelir elde edilmektedir. Singapur ekonomisinin dayandığı diğer önemli gelir kaynağı endüstridir. Son zamanlarda mevcut işçi gücünün % 52’sine yakın bir bölümü, endüstri alanında istihdam edilmiştir. İşçi gücünün % 33’lük bir bölümü ticâret ve hizmetlerdeyken, tarım alanında % 2 gibi küçük bir işçi grubu kalmıştır. Singapur’un önde gelen endüstri dalları; gemi yapımcılığı, petrol rafinerileri, elektronik âletler, tekstil, gıdâ ve kereste endüstrisidir. Turizm ülke için önemli bir gelir kaynağıdır. Balıkçılık da, özellikle son zamanlarda ülke ekonomisine önemli ölçüde gelir sağlamaktadır.

Ülke, ithâlâtının % 19’unu Japonya’dan ve % 18’ini Suudi Arabistan’dan yapmaktadır. Ayrıca İngiltere ve Malezya’dan da mal almaktadır. İhrâcâtını ise daha çok İngiltere, Japonya ve Malezya'ya yapar.

Singapur ekonomisi, 1960 yılında geniş petrol yataklarının Endonezya ve Malezya kıyılarının uzağında bulunmasından sonra, yıllık 200 milyon dolar civârında bir gelir daha elde ederek gelişme gösterdi. Böylece Singapur, Güneydoğu Asya’nın endüstri merkezi hâline geldi. Ülkenin ulaştırma şebekesi yeterlidir.Singapur kişi başına düşen milli gelir, ekonomik kalkınmışlık ve şehircilik açısından batı Avrupa ülkelerinin seviyesini yakalamış bir ülkedir. Bu şehir Devleti tek başına 2005 yılında 204 milyar dolarlık ihracat rakamına ulaşmıştır.İthalatı ise 2005 yılında 188 milyar dolardır. Döviz ve altın rezervleri ise 115 milyar dolardır.

yok YorumYorum yaz!Bağlantı

8/9/2008 - DUBAİ

Kategori: SEYAHAT

DUBAI


IntroductionThe United Arab Emirates was established in 1971 as a federation of seven emirates, Abu Dhabi, Dubai, Sharjah, Ras al-Khaimah, Ajman, Umm al-Qaiwain and Fujairah. The rulers comprise the Federal Supreme Council, FSC, which elects the country's President and Vice President at five-yearly intervals from amongst its members. HH Sheikh Zayed bin Sultan Al Nahyan, Ruler of Abu Dhabi, has been President since 1971, and HH Sheikh Maktoum bin Rashid Al Maktoum, Ruler of Dubai, has been Vice President (also concurrently Prime Minister) since 1990. The Council of Ministers is chosen by the Prime Minister in consultation with the President, and is the executive arm of Government. The Federal National Council, or parliament, has 40 members, drawn from each of the emirates, and has a legislative and supervisory role and can amend proposed federal legislation. The judicial structure is headed by the Federal Supreme Court. There are also local governments in each of the emirates, while each major urban centre has a Municipality for local affairs. The traditional 'majlis' system of open discussion between the tribal leaders and their people has evolved into an important, although informal, part of the UAE's governing system. Few nations on earth have experienced more complete and far-reaching change over the past few decades than the United Arab Emirates. Today a land of six-lane highways and glittering streams of motorcars, where space-age cities of ivory-white and crystal glass emerge like a mirage from the haze of desert and sea, this federation of seven ancient Emirates - Abu Dhabi, Dubai, Sharjah, Ras a]-Khaimah, Umm al Qawain, Ajman and Fujairah - is not only the world's fourth largest oil-producer, but also its richest state per head of population, and the new commercial hub of the Middle EastYet only fifty years ago, when oil-exploration started, there was no electricity, no plumbing or telephone system, not a single public hospital nor modern school, no bridges, no deep-water harbor, no metalloid roads, no more than a handful of cars and scarcely a building more impressive than the crumbling mud-brick forts and watchtowers of Abu Dhabi and Dubai, where now high-rise stacks, gilded domes and minarets tower over wide boulevards, where cascades of water are flaunted with conspicuous opulence, and where acres of shrubs burgeon on the desert shore, stood sleepy settlements of reed, coral and mud-brick houses, sweltering on sand spits and islands in the most ferocious summer heat.Life on the Trucial Coast - as it was known until the 1970s - and in its hinterland, was one of considerable hardship. In the towns, fresh water was scarcely available and often had to be drawn by oxen from deep wells, or even brought in barrels from neighboring islands by dhow.Tribesmen would harvest the unreliable winter rains by stretching a sail with a hole in its center between two poles, and in the merciless heat of the Arabian summer would trap the cooling winds by the ingenious use of wind-towers made of sackcloth or cotton. On the sun-blasted terraces of the Hajar Mountains, subsistence farmers eked out a bitter existence, and in the interior the hardy Bedouin scoured the dunes of the great Empty Quarter for pasture. In the hot months, members of these various groups would come together to work as divers in the pearl-yielding oyster beds which flourished in the warm, shallow waters of the Gulf For almost three millennia the economy of this region was bound up with the pearling fleet, culminating in a boom that was only ended by the invention, in the 1920s of the cultured pearl.Despite its harsh climate, civilization has flourished in this region since the earliest times. At Jebel Hafit, near al-Ain, lie the remains of a settlement dating back more than five thousand years; at Hili, not far away, have been found pillbox-shaped tombs of dressed masonry so finely wrought that archaeologists believe they may be connected with the ancient land of Magan, mentioned in ancient Sumerian texts as a land of fabulous wealth, the source of copper, minerals and semi-precious stonesCountryUnited Arab Emirates, federation of seven independent states lying along the east central coast of the Arabian Gulf.The states which include Abu Dhabi (capital of the UAE), Dubai, Al Sharjah, Ras Al Khaimah, Ajman, Umm Al Quwain, and Al Fujairah, bounded on the north by the Arabian Gulf, on the east by Sultanate of Oman, and on the west by Qatar and Saudi Arabia. The total area of the UAE is about 83,600 sq. km (with a total of 200 islands) .The area of the U.A.E. excepting the islands is about 77,700 square kilometers and among the G.C.C. states it is the third largest after Saudi Arabia & Oman. United Arab Emirates is a member of the Gulf Co-operation Council (G.C.C.).HistoryOn December 2, 1971, the seven states became independent as the United Arab Emirates. President, His Highness Sheikh Zayed Bin Sultan Al Nahyan who is also Ruler of Abu Dhabi has devoted much of his attention in the intervening years to the development of the federation of the United Arab Emirates.Each of the states has its own ruler, together they comprise the highest body of the federal government, the Supreme Council of Rulers. The council elects from its members a president and vice president. The federation is also governed by a prime minister and a 40 member consultative assembly called the Federal National Council.Population & ReligionThe population of the UAE is estimated to be 2.94 million, with a growth rate of around 6.5 per cent a year.This is expected to slow to 2.9 per cent by the year 2005, when the population will number around 3.48 million. UAE citizens account for a little over 20 per cent of the population, with the rest coming from the rest of the Arab world, the Indian sub-continent, the Far East, Europe and elsewhere. The national language is Arabic, although English and several Asian languages are widely used, particularly in commerce. Islam is thg state religion. The main population centres are the cities of Abu Dhabi (the capital) and Dubai.A recent study reveals that the workforce in the UAE has grown from 288,414 in 1975, to 1,378,390 in 1998. The wholesale and retail sector account for the largest proportion of the workforce, followed by the construction sector.The country religion is Islam and official spoken language is Arabic, although English is widely spoken.Climatic ConditionsThe UAE lies in the arid tropical zone extending across Asia and northern Africa, however the Indian Ocean has a strong influence on the climatic conditions in the area, since the country borders both the Arabian Gulf and the Gulf of Oman. This explains why high temperatures in summer are always accompanied by high humidity along the coast. Noticeable variations in climate occur between the coastal regions, the deserts of the interior and mountainous areas.Between the months of November and March a moderate, warm climate prevails during the day at an average temperature of 26°C, and a slightly cooler climate prevails throughout the night at an average temperature of 15°C. The humidity tends to rise in the summer months, between June and August. Prevailing winds, influenced by the monsoons, vary between south or southeast, to west or north to northwest depending upon the season and location. Average rainfall is low at less than 6.5 centimeters annually and more than half of the average rainfall occurs in December and JanuaryUAE CurrencyDirhams and fils are the units of currency with 100 fils to the Dirham (Dh). The Dirham is tied to the US Dollar at a steady exchange rate of $US 1= Dh 3.671. Banks usually give the best rates on foreign currency exchange but hotels and airports are often quicker and are open outside banking hours. Money changers tend to have a wider range of currencies but their rates may be higher. Exchange rates are published daily.TelephoneTelecommunications throughout the UAE are modern and efficient. International Direct Dialing is available to most countries. Local telephone calls are free. Local and international dialing codes may be obtained by dialing the operator on 181.International areas codes of UAE 00971 + Abu Dhabi 02Dubai 04Al Sharjah 06Ras al Khaimah 07Ajman 06Umm al Quwain 06Al Fujairah 09
yok YorumYorum yaz!Bağlantı

8/9/2008 - NEW YORK

Kategori: SEYAHAT


NEW YORK




New York, (İngilizce resmi adı:The City of New York) ABD'nin nüfus bakımından en büyük kenti. Aynı isimli New York Eyaletinde yer alır. Yüzyıldan fazladır dünyanın en önemli ticaret ve finans merkezlerinden biridir. Şehir, medya, politika, eğitim, eğlence ve modadaki küresel etkilerinden dolayı bir dünya şehri olarak kabul edilmektedir. Birleşmiş Milletler Genel Konseyi binasına ev sahipliği yaptığından dış ilişkiler için de çok önemli bir merkez durumundadır. Fakir semtlerinde ise çok sayıda işsiz ve evsiz yaşar.




BARCELONA


Dokuzuncu yüzyılda , İspanya kurulmadan yüzlerce yıl önce Barselona Katalan bir asilzade aile tarafından kurulmuştu. Kendi dilleri, gelenekleri ve kültürleri olan bu imparatorluk Sicilya ve Sardinya adalarını da içine alıyordu. 1939'a kadar varlığını sürdüren imparatorluk birinci dünya savaşından sonra egemenliğini kaybetti. İspanya 'nın faşist diktatörü Fransico Franco' nun 1975 yılındaki ölümünden sonra, Barselona İspanya 'nın içinde sanki ayrı bir ülke kimliğine büründü...Sardinya halkının dansı özgürlüğün dansı olmuştu artık. Küçük adımlarla birbirine halka olmuş insanların romantik, ritmik, kibar dansı. İsteyen herkesin katılabildiği danslarda her yastan her milliyetten insan görmek olasıdır.Katalan 'ların bayındırlık sürdüğü 1830'lu yıllarda Barri Gotic bölgesinde, ortaçağ sınırlarından ayrılarak yeni Barselona vizyonuyla zengin kentsoylu bir toplumun ilk tohumları atılmıştı.1950'lili yıllarda ise şehri çevreleyen duvarların bir çoğu yıkılarak yerine Ildefons Cerda tarafindan eski şehrin etrafına hızla yayılan bitkilerle çevrildi. Bu şehrin sokaklarında ızgara sistemine geçilmesiyle birlikte tam olarak Rönesans başlamış oldu.Bu dönemin zengin ve yetenekli mimarlardan arasında Antonio Gaudi, Domenech-i Montaner, Puig-i Cadafalch, Jujol ve Valeri'yi sayabiliriz...












yok YorumYorum yaz!Bağlantı

<- Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

Reklamlarım

<%Reklamlarım%>

Bağlantılarım

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv

Kategoriler

Arkadaşlarım

caferose
busecegunler
putri
sarper2005
dnaharikasi
sennur atak
40ayak
pauletaveturgay
1nisan2005
reyhan28
öykü öykü
ilkayinmekani
papatyasevenim
turkuhanem
hivelce
hiddence
Abdullah Atak
sonfasil
sennur atak
tanidinmibeni
gununhaberleri
kalenderbilgisayar
ruyayorumcusu
heyheyli
doymaz

Reklamlarım

<%Reklamlarım%>

Ziyaretçilerim

<%ziyaretçilerim%>




Myspace Backgrounds

BLOG DESİNG BY