Özel Arama

PHOTOGRAPY

27/10/2008 - PORTEKİZ

Portekiz

Vikipedi, özgür ansiklopedi

Git ve: kullan, ara

 

'Portekiz Cumhuriyeti'
República Portuguesa
Portekiz Bayrağı Portekiz Arması
Bayrak Arma
Slogan: (yok)
Ulusal marş: A Portuguesa
Portekiz
Başkent Lizbon
38°42′ N 9°11′ W
En büyük şehir Lizbon
Resmi dil Portekizce1
Devlet
Cumhurbaşkanı
Başbakan
Parlamenter demokrasi
Aníbal Cavaco Silva
José Sócrates
Kuruluş
Bağımsızlık
Tanınma
868
24 Haziran 1128
5 Ekim 1143
Yüzölçümü
 • Toplam
 • Su (%)
 
92.391 km² (110'uncu)
0,5%
Nüfus
 • Temmuz 2007 tahmini
 • 2001 sayımı
 • Yoğunluk
 
10.605.879 (75'inci)
10,848,692 (-)
114/km² (87'nci)
GSMH (SAGP)
 • Toplam
 • Kişi başına
2005 tahmini
203.4 mlr $ (41'inci)
19.335 $ (37'nci)
Para birimi Avro (€) 2 (EUR)
Saat dilimi
 • Yaz saati
WET3 (UTC)
EST (UTC+1)
İnternet alan adı .pt
Telefon kodu +351
1 Miranda dili ve Portekiz işaret dili resmî olarak tanınır ve koruma altındadır.
2 1999'dan önce Portekiz esküdosu
3Azorlar UTC-1, yazları UTC
"Portekiz'in beşiği" olarak bilinen Guimarães Kalesi.

Portekiz, ya da resmî adıyla Portekiz Cumhuriyeti (Portekizce: República Portuguesa) Avrupa’nın güneybatısında İber Yarımadası üzerinde yeralan, Avrupa Kıtası'nın en batıdaki ülkesidir. Portekiz kuzeyden ve doğudan İspanya ile, güneyden ve batıdan da Atlas Okyanusu ile çevrilidir. Atlas Okyanusu’nun kuzey yarımküredeki bölümünde bulunan Azorlar ve Madeira takımadaları özerk yönetimleriyle birlikte Portekiz’in bir parçasıdır.

Geçen 3.100 yıl boyunca Portekiz toprakları, ülkenin kültürünü, tarihini, dilini ve etnik yapısını etkileyen ve içlerinde Fenikeliler, Yunanlılar, Romalılar, Cermenler, ve Endülüs Emevileri’nin de bulunduğu çeşitli medeniyetlerin geçişine tanık olmuştur. 5. yüzyılda Portekiz ülkesi Douro Nehri’nin ağzındaki Portu (günümüzdeki Porto şehri) ile Cale (günümüzdeki Vila Nova de Gaia) şehirlerine istinaden Latince Terra Portucalis diye anılıyordu. 1093 yılında Kastilya ve Leon kralı VI. Alfonso, krallığının güneybatısındaki toprakları Henrique de Borgonha’ya vererek Portus Cale Kontluğu ‘nu kurdu. Comes Portucalensis denen bu kontluk sonraki yıllarda bağımsız bir krallığın doğuşuna sahne olmuştur. 15. ve 16. yüzyıllarda Brezilya’dan Filipinler’e uzanan Portekiz İmparatorluğu dünyanın önde gelen ekonomik, politik ve kültürel güçlerinden biriydi. 20. yüzyılda imparatorluğun sona ermesiyle birlikte Portekiz Avrupa’ya dönmüştür ve günümüzde dengeli demokratik yapısıyla Avrupa Birliği’nin bir parçasını oluşturmaktadır.

Konu başlıkları

[gizle]
<_script /> // <_script />

Tarihçe [değiştir]

Ana madde: Portekiz tarihi
İlk Portekiz kralı I. Afonso’nun kullandığı bayrak
İlk Portekiz kralı I. Afonso’nun kullandığı bayrak

Portekiz, 5 Ekim 1143’te Kastilya ve Leon kralı VII. Alfonso’nun Portekiz Kontluğu’nun bağımsızlığını tanıması ve I. Afonso’yu Portekiz Kralı olarak kabul etmesiyle bağımsız bir ülke olarak kurulmuştur. Günümüzdeki topraklarının yarısı kadar bir alanda kurulduktan sonra Afonso ve kendisinden sonra gelen krallar Hristiyan tarikatlarının askerî desteğiyle Endülüslüler’den daha fazla toprak koparabilmek için sürekli güneye doğru ilerlemişlerdir. 1249 yılında Algarve’nin güney kıyılarına ulaştıktan sonra Portekiz Reconquistası (Fetih) sona ermiştir.

1383 yılında erkek vâris bırakmadan ölen Portekiz Kralı’nın kızıyla evli olan Kastilya Kralı Portekiz tahtında hak iddia edince ortaya çıkan halk ayaklanması 1383-1385 Krizi’ne yol açtı. Sonradan I. João olarak Portekiz tahtına geçen Avizli João ve general Nuno Álvares Pereira yönetimindeki bir kısım soyludan ve halktan oluşan birlikler Aljubarrota Savaşı’nda Kastilya birliklerini yendi. Bu savaş hâlâ komşu İspanya ile olan bağımsızlık mücadelesinin bir sembolü olarak görülmekte ve Portekiz tarihinin en ünlü savaşı olarak değerlendirilmektedir.

1373 yılında İngiltere ile yapılan ittifak günümüzde de devam etmekte ve muhtemelen tarihin en uzun ittifakı sayılmaktadır. Bu ittifakı izleyen yıllarda Portekiz Dünya’nın keşfi için öncülük yapmış ve Keşif Çağı ‘nı başlatmıştır. Kral I. João’nun oğlu Prens Infante Henrique o Navegador (Denizci Henrique), bu çağın başlangıcında büyük rol oynamış ve keşif gezilerinin ana destekleyicisi olmuştur.

1415 yılında bir Portekiz filosunun Kuzey Afrika’daki zengin ticaret merkezi Ceuta’yı ele geçirmesiyle Portekiz İmparatorluğu başlamıştır. Bunu Atlas Okyanusu’ndaki ilk keşifler izlemiş, Azorlar ve Madeira’nın keşfiyle ilk sömürgecilik hareketleri başlamıştır.

15. yüzyıl boyunca Portekizli kâşifler, Avrupa’da çok aranan değerli baharatların ülkesi Hindistan yolunu ararken Afrika kıyıları boyunca güneye doğru seyahat ettiler ve yol boyunca ticaret noktaları kurdular. Sonunda 1498 yılında Vasco da Gama deniz yoluyla Hindistan’a ulaştı ve günümüzün onda biri olan bir milyon nüfusa sahip Portekiz için refah dönemi başladı.

Portekiz İmparatorluğu XVIII
Portekiz İmparatorluğu XVIII

1500 yılında Brezilya’ya ayak basan Pedro Álvares Cabral burayı Portekiz topraklarına kattı. On yıl sonra Afonso de Albuquerque, Hindistan’daki Goa’yı, Basra Körfezi’ndeki Hürmüz’ü ve günümüz Malezya’sındaki Malakka’yı isgal etti. Dolayısıyla Portekiz İmparatorluğu Hint Okyanusu ve Güney Atlas Okyanusu’ndaki ticaret yollarının egemenliğini eline geçirdi.

1580 yılından 1640 yılına kadar Portekiz’in bağımsızlığı bir süre sekteye uğradı. Fas’taki bir savaş sırasında ölen Portekiz Kralı I. Sebastião ardında erkek vâris bırakmayınca İspanya Kralı II. Felipe taht üzerinde hak iddia etti ve Portekiz Kralı I. Filipe olarak tahta geçti. Ancak bundan hoşnut kalmayan Portekiz soylularının desteğiyle ayaklanma başlatan IV. João 1640 yılında kral ilan edilerek Bragança hanedanını başlattı. Aynı dönemde Britanya ve Hollanda, Portekiz İmparatorluğu’nun denizaşırı topraklarını ele geçirmek için saldırmaktaydı ve Portekiz özellikle 1822’de Brezilya’nın bağımsızlığını kazanmasıyla birlikte, 20. yüzyıla kadar sürecek olan bir çöküş dönemine girdi.

5 Ekim 1910 tarihindeki cumhuriyetçi devrim Portekiz monarşisini ortadan kaldırdı. Ama devam eden kaos ortamı ve I. Dünya Savaşı’na askerî katılımın artırdığı önemli ekonomik problemler 28 Mayıs 1926'daki askerî darbeye neden oldu. Bu darbe sonucunda António de Oliveira Salazar ekonomik dengeyi ve toplumsal düzeni sağlayarak 1933 yılına kadar sürecek olan sağ eğilimli askerî diktatörlük tarafından başa getirildi. Gelenekçi otoriter bir rejim olan ve faşizme yakınlığıyla tanınan Estado Novo (Yeni Devlet) yeni bir anayasanın kabulüyle Salazar tarafından kuruldu. II. Dünya Savaşı’nda İttifak Devletleri’ne yaptığı yardımlar nedeniyle bu rejim ayakta kalmaya devam etti. 1961 yılında Angola’da, 1963 yılında Portekiz Ginesi’nde ve 1964 yılında Mozambik’te başlayan bağımsızlık hareketleri Portekiz Sömürge Savaşı’na yol açarak yönetimdeki rejimi zayıflattı. 1968 yılında Salazar yönetimden ayrıldı ve yerine Marcelo Caetano geçti. 25 Nisan 1974 tarihindeki kansız solcu askerî darbe Afrika sömürgelerine bağımsızlıklarını verdiği gibi günümüzün demokratik rejiminin kurulmasına da önayak oldu. Avrupa Birliği’ne tam üyeliğe 1986 yılında kabul edilen Portekiz 1999 yılında da Avro para birimini kullanmaya başladı.

Devlet yapısı [değiştir]

Cumhuriyet Meclisi(Assembleia da República)
Cumhuriyet Meclisi
(Assembleia da República)

Portekiz 1976 yılında kabul edilen anayasaya göre yönetilen demokratik bir cumhuriyettir.

Cumhurbaşkanı, Cumhuriyet Meclisi (Assembleia da República), Hükümet ve Mahkemeler Portekiz devletinin dört ana organını oluşturur. yasama, yürütme ve yargı erklerinin ayrılığı Portekiz Anayasası’nda temel alınmıştır.

Beş yıllık görev süresi için halk oylamasıyla seçilen Cumhurbaşkanı’nın yürütme görevi yoktur ve Devlet Başkanlığı görevini yerine getirir. Cumhuriyet Meclis'i dört yıllık görev süresi için halk oylamasıyla seçilen 230 milletvekilinden oluşan yasama organı görevini icra eden parlamentodur.

Yürütme organı olan hükümet kendi Bakanlar Kurulunu ve onların müsteşarlarını seçen başbakan tarafından yönetilir. Ulusal ve bölgesel hükümetlerde iki siyasi partinin çoğunluğu görülmektedir: Sosyalist Parti ve Sosyal Demokrat Parti.

Mahkemeler ceza, idari ve mali olarak üçe ayrılır. Yüksek Mahkeme temyiz kararlarında son karar verici mekanizmadır. Dokuz üyeli Anayasa Mahkemesi yasaların anayasaya uygunluğunu gözetir.

Uluslararası ilişkiler ve askerî yapı [değiştir]

Portekiz 1949 yılından beri NATO’ya, 1986’dan beri Avrupa Birliği’ne ve 1996’dan itibaren de Portekizce Konuşan Ülkeler Topluluğu’na üyedir. Brezilya ile dostluk ve çifte vatandaşlık antlaşması vardır. Amerika Birleşik Devletleri, Birleşik Krallık ve Çin ile (Macau nedeniyle) olduğu gibi Latin Avrupa ülkeleriyle (İspanya, İtalya, Fransa ve Romanya) de iyi ilişkilere sahiptir. Fas ile yüzyıllardan beri süregelen yakın diplomatik bağları bulunur.

Portekiz’in tek uluslararası anlaşmazlığı, Badajoz Antlaşması sonucunda 1801 yılında İspanya buyruğu altına giren Olivenza belediyesi ile ilgilidir. 1814 - 1815 yılları arasında yapılan Viyana Kongresi’ne istinaden Portekiz tarafından bu belediye geri alınmak istenmektedir. Yine de Avrupa Birliği üyesi iki ülke arasındaki ilişkiler gergin değildir.

Portekiz Silahlı Kuvvetleri üç ana kuvvetten oluşur: Ordu, Donanma, ve Hava Kuvvetleri. Portekiz 20. yüzyılda iki önemli askerî harekâta katılmıştır: I. Dünya Savaşı ve Sömürge Savaşı (1961-1974). Portekiz kendi sınırları dışında birçok barış gücüne asker göndermiştir: Doğu Timor, Bosna, Kosova, Afganistan, Irak, ve Lübnan. Zorunlu askerlik hizmeti 2003 yılında kaldırılmıştır.

İdari yapı [değiştir]

Portekiz’in anakaradaki toprakları ve özerk iki bölgesi.
Portekiz’in anakaradaki toprakları ve özerk iki bölgesi.

Portekiz idari yapısı temel olarak 308 belediyeye (Portekizce: concelho) dayanır. Bu belediyeler bucak adı verilen (Portekizce: freguesia) 4.000’den fazla bölüme ayrılır. Belediyeler idari açıdan altbölge ve bölgelere bağlanır. 1976 yılından beri en üst idari yapı “Anakara Portekizi” ile Azorlar ve Madeira özerk bölgeleridir.

Coğrafi yapı ve iklim [değiştir]

Portekiz’in anakarada bulunan toprakları, en büyük nehri olan Tejo Nehri ile ikiye bölünür. Kuzey kısmı içeride düzlükler barındıran ve dört yerde kesintiye uğrayarak tarıma elverişli alanlar yaratan dağlık bir bölgedir. Tejo Nehri ile Algarve arasındaki güney kısmı genelde serin ve yağmurlu bir iklime sahip kuzeyden daha ılık ve kuru bir iklime sahip ovalardan oluşur. Alentejo’dan dağlarla ayrılan Algarve bölgesi ise Fas ve Güney İspanya’ya benzer bir Akdeniz iklimine sahiptir.

Azor Adaları ve Madeira Orta Atlas Okyanusu üzerinde yer alır. Bu adaların bazıları 1957 yılı gibi yakın geçmişe kadar volkanik olarak etkindi. Portekiz’in en yüksek noktası Pico Adası’nda bulunan 2.351 m. yüksekliğinde eski bir yanardağ olan Pico Dağı’dır.

Portekiz, Akdeniz iklimine sahiptir. Avrupa’nın en sıcak ülkelerinden biri olan Portekiz’in anakaradaki topraklarında yıllık ortalama sıcaklık kuzeyde 15 °C ve güneyde 18 °C’dir. Madeira ve Azor Adaları sıcaklık aralığı daha dardır. Bahar ve yaz mevsimlerinde güneşli, sonbahar ve kış mevsimlerinde yağmurlu ve rüzgârlıdır.

Ekonomi [değiştir]

Expo'98 fuarının yapıldığı modern Parque das Nações
Expo'98 fuarının yapıldığı modern Parque das Nações

Portekiz 1986 yılında Avrupa Birliği’ne katıldı ve kararlı bir ortamda uyum çalışmalarına başladı, sağlıklı bir büyüme düzeyine erişti. Hükümetler reformlar uygulayarak birçok devlet teşekkülünü özelleştirdi ve ekonominin önemli alanlarını liberalleştirdi. Portekiz 1999 yılında Avro kullanımına geçen ülkelerden biridir.

Başlıca endüstriler içinde petrol rafinerileri, çimento, otomotiv, kağıt, tekstil, ayakkabı, koltuk, ve şişe mantarı üretimi (Dünya lideri) sayılabilir. Tarım artık ekonominin en büyük kısmını oluşturmasa da Portekiz şarapları, özellikle Porto şarabı ve Madeira şarabı dünya çapında pazarlanmaktadır. Özellikle Algarve ve Madeira bölgelerinde turizm de önemli bir geçim kaynağıdır.

Turizmden önemli derecede gelir elde edilmesinin yanında,Portekiz tarım ve sanayi gibi alanlarda diğer Avrupa ülkelerine oranla çok daha düşük verim alabilmektedir.AET ülkeleri arasında en yoksul ülke olan Portekiz'de,özellikle tarımda geleneksel yöntemlerin kullanılmaya devam edilmesi ve hala son teknoloji aletlerine geçilememesi tarımdan verim alma şansını düşürmektedir.Ülkedeki malların çoğu ithal bulunmaktadır.Özellikle Güney Amerika ülkelerinden bölgeye özgü meyve ve sebze çeşitlerinin ithali gerçekleşmektedir. portekizde pirinç, buğday, mısır, patates gibi ürünler yetiştirilir. iklimine rağmen incir, badem, portakal gibi ürünler de yetiştirilir. en çok ekilen tarım ürünleri ise mısır, üzüm, çavdar ve zeytindir. Akdeniz bölgesine özgü kültür bitkileri ise buğdaydır. ayrıca portekizde dışsatımı en çok olan ürün porto şarabıdır. F.F.F. kelimeleri portekizin kısaca ünlü olan şeylerini özetler. 1. F FADO SADNESS SONGS 2. F FUTBALL 3. F DE FİESTA

Enerji, ulaşım ve iletişim [değiştir]

Ulusal havayolu şirketi TAP Portugal’in bir  Airbus A330-200 yolcu uçağı
Ulusal havayolu şirketi TAP Portugal’in bir Airbus A330-200 yolcu uçağı

2006 yılı verilerine göre Portekiz, enerji üretiminin %55’ini kömür ve petrol ile çalışan enerji santrallerinden sağlamaktadır. Kalan %40 barajlar ve %5 de rüzgâr enerjisi ile sağlanmaktadır. Hükümet rüzgâr ve güneş enerjisi gibi alternatif enerji kaynakları üzerine yatırım yapmaya çalışmaktadır.

Giderek artan otomobil kullanımı ve sanayileşme nedeniyle ulaşım 1990’larda öncelik kazanmıştır. Ülkenin 68.732 km.’lik karayolu ağının 2.000 km.’sini 44 otoyol oluşturmaktadır.

İki büyük şehirde, her biri 35 km.’yi geçen metro sistemi bulunmaktadır: Lizbon Metrosu ve Porto Metrosu. 2008 yılında yapımına başlanacak olan ve günümüzde kullanılan Pendolino trenlerinin yerine geçecek yüksek hızlı TGV tren hattı Porto’yu Lizbon’a ve Lizbon’u Madrid’e bağlayacaktır. Ota’ya Lizbon şehri için yeni bir havaalanı da inşa edilecektir.

Portekiz dünyanın en yüksek cep telefonu kullanım oranına sahiptir. Mart 2006 verilerine gore evlerin %30’unda yüksek hızlı internet hattı, şirketlerin %78’inde de internet bağlantısı vardır. Portekizlilerin büyük çoğunluğu televizyon kanallarını kablo üzerinden seyretmektedir (Haziran 2004: evlerin %73.6’sı).

En önemli havaalanları Lizbon’daki Portela Havaalanı, Faro, Porto’daki Francisco Sá Carneiro Havaalanı, Funchal (Madeira), ve Ponta Delgada’dır (Azorlar).

Nüfus yapısı [değiştir]

Oceanário de Lisboa
Oceanário de Lisboa
Centro Vasco da Gama
Centro Vasco da Gama

Portekiz, dil ve din açısından oldukça bağdaşık yapıda bir ülkedir. Portekiz halkı değişik etnik grupların karışımından oluşur: Roma öncesi İber ve Kelt kabileleri ile Eski Romalılar ve Cermen halkları.

2001 nüfus sayımı sonucunda % 51,7’si kadın olan Portekiz’in nüfusu 10.356.117 olarak belirlenmiştir. 2003 yılı sonunda nüfusun % 4,2’sini yasal göçmenler oluşturmaktaydı. En büyük göçmen toplulukları Ukrayna, Brezilya, Cabo Verde ve Angola gibi ülkelerden olsa da Güney Amerika ve Doğu Avrupa’nın diğer ülkelerinden de göçmenler bulunmaktadır. Portekiz nüfusunun büyük çoğunluğu Katoliktir. En büyük metropolitan alanları Lizbon, Porto, Braga, Coimbra ve Aveiro’dur.

yok YorumYorum yaz!Bağlantı

10/9/2008 - JAPONYA

JAPONYA

JAPON KÜLTÜRÜGeyşa kültürü: Günümüzde kelime olarak biraz çarptırılmış olsa da, geyşalık Japonlara atalarından, 11. yüzyıldan kalmış olan bir sanattır. Geyşalık; oturma, kalkma, sanatın bir çok dalıyla uğraşma, dans etme, güzel konuşma gibi sıkı disiplin gerektiren çeşitli eğitimlerin sonucunda kademe kademe edinilen bir mertebedir.Origami: (Kağıt katlama sanatı) Japonya'da dikkat çeken özelliklerden biriside, kağıt katlama sanatıdır. Özellikle turna kuşu şeklinin uğur getirdiğine inanan Japonlar bu inançlarını sanata dönüştürüp, çeşitli festivaller ve törenlerle Origami'yi bir görsel şölene çevirmeyi başarmışlardır. Bonsai- İkebana: Bonsai, "saksıdaki ağaç", İkebana ise; "yaşayan çiçek" anlamına gelir. Her ikisi de Minyatür ağaç sanatıdır. Japonların modern bir hayat içinde yaşayarak, doğaya olan saygılarını simgelemektedir. Bonsai ve İkebana, ikisi de özel yetiştirilen minyatür ağaçların, dallarının birbirine uyumlu bir şekilde kesilmesi ile ortaya çıkan sanat eserleri konumunda canlı bitkilerdir.Banruki: (Japon kukla sanatı) Neredeyse yarım insan boyutunda olan kuklalarla, tiyatro sahnelerinde genellikle sosyal içerikli konular işlenir. Kabuki: Geleneksel Japon dramasıdır. Kıyafetler, renkli dekorasyonlar içinde sergilenen bu sanat dalının konuları, tarihsel ve melodramatik olur. NEREYİ GEZSEK?Her özelliği ile size çok farklı hayatlar yaşatacak bir ülke; teknolojinin merkezi, uzay üssü gibi ulaşım olanakları, kimono, gelenek görenekleri, yemekleri, yaşadıkları evleri, geyşalık sanatı, Bonsai, Japon bebekleri ve daha bir çok özelliği ile, Japonya gezinizde bu güzelliklerin hepsini keşfetmeye vakit bulmanız dileğiyle... BAŞKENT: TOKYOTokyo'da çok fazla Japon kültürünü bulabilmeniz mümkün değil! Japon kültürünün incelikleri dışında, gelişmiş bir teknoloji, ucu bucağı belli olmayan ulaşım olanakları, koşuşturan insanlar ve gökdelenlerle karşılaşacaksınız Tokyo'da... Ancak bu kadar yoğun yaşanan teknolojik hayatın içinde şunu unutmayon ki! "Japonya güzelliklerini çok fazla saklayabilen bir ülke değildir" ne kadar teknoloji gelişse de tapınaklarının güzelliklerini saklayamıyorlar. Tokyo'da çok sayıda müze, tapınak ve galeriyi gezebilir, Shinjuku'de eğlenebilir, Yurakucho da alışveriş yapabilir, Asakusa da bulunan “Kannon Tapınağını” ziyaret edebilirsiniz. Tokyo'da ışıklardan, ihtişamdan, teknolojiden ve Japonya'yı Japonya yapan otantik yapısından büyülenmek için, Yokohama ile Tokyo'yu birbirine bağlayan köprüyü özellikle gece görmelisiniz. ŞEHİR: NARAJapon kültürünün göbeğindesiniz. Kimonolar terlikler, küçük evler, Budizm anlayışı ve tapınaklar, hepsini Nara da bulabilirsiniz. Japonya'nın en eski tapınağı olan "Mutluluk Üreten Tapınağını", Kırmızı Tapınak, Pagoda Tapınağını, Nara Parkı'nda ki tapınakları ve parkın içinde bulunan geyiklerini görebilirsiniz. ŞEHİR: KYOTOTapınaklarıyla meşhur olmuş bir şehir olan Kyoto'da en çok ilgi gören yer; bütün Kyoto'yu tepeden gören terası ile ilgi odağı olan, Kıyomızu ve "altın ev" olarak bilinen tapınaktır. ŞEHİR: OSAKATokyo gibi metropoliten bir şehirdir. Japonya'ya gelen bir çok turistin alışveriş yapmak için bu şehri seçmesi ile ünlenmiştir. Osaka; Japon kültürü adına, Nara ile Tokyo arasında kalmış denebilir, Nara kadar mistik bir havası yok, Tokyo kadar Avrupai değil. Tam ikisinin ortasında kalmış bir şehir. Osaka, alışveriş olanakları ile modernleşirken, 14. yüzyıldan kalma Himeji Kalesiyle de Japon kültürü yaşanmaktadır. NE YESEK?Tabiiki de sushi; çiğ balık denebilir, ama basit bir çiğ balık deyip geçmemek lazım. Sushi'nin pirinçli, avokadolu, karidesli gibi birçok çeşidi bulunuyor. Japon mutfağının sadece sushi'den oluştuğunu düşünüyorsanız yanılıyorsunuz demektir."Sashimi" Sushi benzerinde bir yemek, tek farkı içinde pirinç olmaması ve soya sosu konularak yenmesidir.Japonya'nın Türk yemeklerine benzeyen lezzetleri de yok değil. "Gyoza" Mantı tarzında bir yemektir."Gohan" Pirinç pilavı benzerinde bir yemek sadece tuzsuz (shio) denebilir. Japon yemekleri hakkında ufak bir ayrıntı; bu ülkede restoranlarda tuz bulma konusunda zorlanabilirsiniz. Tabii ki de Japon yemeklerinden hoşlanmazsanız Japonya gibi ziyaretçi akının uğrayan bir ülkede her tarzda yemeği bulabileceğiniz bir çok seçkin restoran bulabilirsiniz. NE ALSAK?Alışveriş için Tokyo'yu ve Osaka’yı seçebilirsiniz. Büyük alışveriş merkezleri ve birçok ünlü butik bu şehirlerde yer alıyor. Teknolojinin merkezine gelip de elektronik aletler almamak olmaz. Aradıklarınızı genellikle Tokyo'da ki büyük alışveriş merkezlerinde bulabilirsiniz.Ancak alışveriş yaparken Japonya’nın ve özellikle Tokyo'nun çok pahalı bir şehir olduğunu unutmayın. Kimono: Japon kültürünün en belirgin özelliklerinden birisi de kimonodur. Renkli, desenli ve hepsi sanki birer tabloymuş gibi görüntüsü ile herkesin çok beğendiği bir kıyafettir. Kimonolar sadece özel günlerde ve “İkebana”(çiçek düzenleme sanatı) denilen günlerde giyiliyor. Japonya gezinizin ardından kendinize ve sevdiklerinize armağan olacak en güzel hediye, kimono olacaktır.EĞLENCE ZAMANIJaponya'da tamamen farklı tarzları yaşayabileceğiniz bir eğlence kültürü vardır. Bunraku, Kabuki gibi geleneksel sanatları artık sadece Tokyo Ulusal Tiyatrosu'nda devam etmektedir. Modern eğlence anlayışını ise, Tokyo gibi metropol şehirlerde bulabilirsiniz, barlarda, restoranlarda eğlenebilir ya da Japonya'nın kumarhanelerinde paçinko oynayabilir, kareoke barlarda şarkılar söyleyebilir, ve tabii ki de Japonya'nın geleneksel içkisi saki içebilirsiniz. ŞEHİR İÇİ ULAŞIM Ulaşım konusunda Japonya hakkında çok fazla bir şeyden bahsetmenin gereği yok. Özellikle tren sistemleri o kadar çok gelişmiş ki "bu kadar da olmaz" diyerek hayretler içinde kalabilirsiniz. Uzay mekiğini andıran ulaşım sistemi ile gideceğiniz yere en kısa sürede ve rahat bir şekilde ulaşabilirsiniz. Bu arada, Japonya'da trafiğin "soldan" olduğunu da unutmayınız.İç: Sado ve çay törenlerinde O-cha (yeşil çay) iç. Gör: Tokyo kulesini gör.Gez: Kanon tapınağını gez. Eğlen: Kareoke barlarda eğlen.Unutma: Japonya'da yemeklere tuz konulmadığını unutma.Satın al: Kimono ve setta (parmak arası terlik) al. Dikkat et: Çok pahalı bir ülke ne kadar para harcadığına dikkat et
yok YorumYorum yaz!Bağlantı

<- Son SayfaSonraki Sayfa ->

Hakkımda

Reklamlarım

<%Reklamlarım%>

Bağlantılarım

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv

Kategoriler

Arkadaşlarım

caferose
busecegunler
putri
sarper2005
dnaharikasi
sennur atak
40ayak
pauletaveturgay
1nisan2005
reyhan28
öykü öykü
ilkayinmekani
papatyasevenim
turkuhanem
hivelce
hiddence
Abdullah Atak
sonfasil
sennur atak
tanidinmibeni
gununhaberleri
kalenderbilgisayar
ruyayorumcusu
heyheyli
doymaz

Reklamlarım

<%Reklamlarım%>

Ziyaretçilerim

<%ziyaretçilerim%>




Myspace Backgrounds

BLOG DESİNG BY